gamze

İnsanlık büyük bir kayıp yaşıyordu, can mal ve ruh kaybı.
Sayfa 14·Kitabı okudu
Edebiyat
“Kötü bir anıyı unutmanın en iyi yolu güzel bir tanesiyle değişmektir.”

gamze

, bir kitap okudu
Puan vermedi·216 syf.·
2023 64. kitabı
Ayfer Tunç
7.9/10 · 7,9bin okunma
Kuzeyli Annem
Puan vermedi·152 syf.··
2023 53. kitabı
Jean Luis Fournier "Hep ailemden bahsettim ama daha önce mercek altına almadığım tek kişi o" diye söze başladığı romanda şiirsel bir anlatımla annesinin hayatını anlatıyor. 147 sayfa boyunca, mutsuz bir evliliğe hapsolmuş annesinin önce kocasının alkolik olması yüzünden çektiklerini, sonra o öldüğünde çocuklarını tek başına büyütmesini ve bitmek bilmeyen hastalıklarını okuyoruz. Çocukluğundan ölümüne iyi kötü anlarına ortak oluyoruz. Haliyle bu anların içinde yazarın hayatından parçalar var ve annesini bize anlatırken, kendisi de onu ve küçükken anlam veremediği bazı davranışlarının sebebini zaman geçtikçe daha iyi anlıyor. "Kuzeyli Annem" her sayfada hayatlarından kısa kesitler olduğu için eski bir fotoğraf albümünü açmış inceliyoruz gibi hissettiren yalın ve çarpıcı bir roman. Ayrıca yazarın duyguları doğa olaylarıyla ilişkilendirerek betimlemesi ayrı hoşuma gitti... “Silüeti ince ve zarif, elbisesi hafif ve beyaz. Sanki suyun üstünde yürüyor. Aynı zamanda hem denizde hem gökte”
Edebiyat
Kuzeyli AnnemJean-Louis Fournier · Yapı Kredi Yayınları · 20252,746 okunma
İki Genç Kızın Romanı
Puan vermedi·280 syf.··
2023 35. kitabı
Perihan Mağden'in okuduğum ikinci romanı, "biz kimden kaçıyorduk anne?"de kullandığı kelime oyunlarını ve anlatım tarzını çok sevmiştim, bu kitabı da ona benzer bir anlatımla yazmış, yine yer yer seci sanatı kullanmış. Kitap 2000lerde geçiyor ve bunu verdiği her detayda buram buram hissettiriyor (postun yanına bununla ilgili iki örnek de iliştirdim) İsmi "İki genç kızın romanı" olsa da daha çok Behiye'nin romanı gibi. Çoğu zaman onun bakış açısıyla görüyoruz zaten olayları, en çok onun iç dünyasına giriyoruz. “Behiye'nin 3 hali var; üzüntü, sıkıntı, kızgınlık” Kitabın en başında bahsedilen bu üç hal Behiye'yi hiç yalnız bırakmıyor, kendi dahil herkese, her şeye sürekli öfkeli Behiye. Çoğu zaman kendi yarattığı gerginliği gittiği her yere yayıyor, böyle olunca okuyucuyu da o karamsarlığa çekiyor ve zaman zaman romandan değilse de karakterden itiyor, boğuyor. Ayrıca Behiye fazlasıyla bencil, obsesif ve karamsar bir karakter. Öyle ki deli gibi sevdiğini iddia ettiği Handan hakkında hiçbir şey bilmiyor, öğrenmek gibi bir çabası da yok. O bilmediği için biz de Handan'ın iç dünyasına pek giremiyoruz, çoğunlukla Behiye ile olan ilişkileri kadar tanıyoruz Handan'ı. Zaten ikilinin fazla toksik bir "ilişkileri" var, kitap, müzik, film zevkleri tamamen birbirine zıt ve bu zıtlığa iki tarafın da pek saygısı/tahammülü yok, birbirlerinin sevdikleri şeyleri eleştirip oflayıp pufluyorlar sürekli... Kitap sonuç kısmına kadar sadece Boğaziçi'ni yeni kazanmış Behiye ve sınava hazırlanan Handan'ın ilişkileri çevresinde gelişen 19 günü anlatıyor. Ama nasıl 19 gün... *spoiler uyarısı* Sonunda cinayetleri açıkça aydınlatmaması ve karakterlerin öğrenmek istediğimiz asıl sonlarından bahsetmemesini bekliyordum çünkü "Biz kimden kaçıyorduk anne" kitabı da aynı şekilde birçok soru işareti
Edebiyat
İki Genç Kızın RomanıPerihan Mağden · Everest Yayınları · 2014708 okunma