Yine bir distopik öykü buldum kendime..bu gelecek kurgulu umutsuz kitapların garip bi çekiciliği olmuştur her zmn bende.dilerim oyle günlere şahit olmayız. Ayrıca kitapta damızlık kızın öyküsü isimli baska bir distopik kitaba da atıfta bulunulmuş.
Okurken içime fenalıklar bassa da hayatta pek cok benzeri olduguu düşündüğüm insan modelidir kendisi.sahane bi anlatim ve canlandirmayla kaleme alınmış. Yusuf Atilganın aylak adamında da oblomov izlerine sıklıkla rastlanır:)
Okurken mutlaka herkesin kendinden,kendi ilişkilerinden bi parça bulacağına eminim.Ben yazsam kendi icimi bu kadar dogru anlatamazdim diyecek kadar hatta!!
Cemal Süreyanın çocukluğundan itibaren hayatina kisa bi bakış atma imkani veren kitap ayni zamanda şairin kadınlara olan bakışının üvey annesinden aldığı izlerle şekillendiğini de net bi şekilde ortaya koyuyor. Sürgün hayatının çilesi,bir ailenin parçalanmasının yarattığı daha doğrusu yıktığı hayatlar,tüm bunlardan kaynaklı bi kadına baglanamayan hayati boyunca huzur bulamayan bi adam.Hüzün ve tutku kokan bi hayat öyküsü
Insanı yazarın zekasına hayran bıraktıran bi eserkitaptaki karakterin sosyal hayatın dışında kendine yarattigi dünyayı oyle guzel dile getirmiş ki karakterin kafasındaki kitaplığı görür gibi oluyorsun okurken.Aristokrat sınıfın topluma ne kadar uzak kaldığını şahane özetlemiş. Tekrar tekra okunası..