Çerçî04

Çerçî04
Bibare berfê Li ber xwe bide kulîlkê Tu ji vê axê yî, ez ji vê axê
Arjen Arî
Arjen Arî
Cegerxwîn
Cegerxwîn
Fyodor Dostoyevski
Fyodor Dostoyevski
Mehmed Uzun
Mehmed Uzun
Bazîd (Doğubayazıt), 7 Temmuz 1996
216 okur puanı
Mart 2020 tarihinde katıldı
Puan vermedi·181 syf.··
2023 2. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 26 Şubat 2023 21:11
İngiliz Binbaşı E.VV.C. Noel, 1919 yılında İstanbul'a gelerek etkili Kürt çevreleriyle ilişkiler kurar ve "Türklerin pan-İslamist propagandalarına karşı bazı faaliyetlerde bulunmak" amacıyla^ Celadet-Kamiran Bedirxan kardeşler ve Ekrem Cemilpaşa'nın da içinde yer aldığı bir heyetle Kürdistan'a gider. Üç ay süren bu gezi sırasında Antep, Maraş ve Malatya'daki Kürt aşiretlerini ve yerleşim birimlerini ziyaret eder. Gezi, Kürtler için siyasal açıdan başarısızlıkla sonuçlanır. Binbaşı'nın bütün olumlu rapor ve çabalarına rağmen "Noel siyaseti" olarak nitelenen İngilizlerin Birinci Dünya Savaşının bitimindeki Kürt politikası hayata geçirilmez ve bağımsız ya da otonom bir Kürdistan, yeni emperyal siyasetin ilk kurbanı olur. Ancak bu olay çok abartılmış ve Kürt milli hareketlerinin onyıllardır maruz kaldığı "kökü dışarda", "yabancı parmağı" söylemine propaganda malzemesi olmuştur. Noel'in gezi boyunca tuttuğu günlük notlarında Kürtlere ilişkin gözlemleri, o bölgedeki Kürt karakterlerinin belirgin özellikleri, Kürt milli kimliği hakkında neler düşündükleri yer almaktadır. Bunun yanısıra aşiretlerin sahip oldukları toprak ve sürülerin miktarları, bunların nasıl işlendiği, ürünlerin nasıl dağıtıldığı, Kürt köylerinin savaştan ne kadar etkilendiği somut örneklere ve gözlemlere dayanılarak anlatılıyor. Günlüğün sonuna Noel'in aynı yıl kaleme aldığı "Kürt Durumuna Bakış" adla rapor da eklenmiştir.
Kurdî
Kürdistan 1919Edward William Charles Noel · Avesta Basın Yayın · 199948 okunma
Kitabı nereden okuyabilirim bu uygulama üzerinden okuna bilir mi
Telegramda vardır
Edebiyatın En Tatlı Eşleşmeleri!
Peki ya sizin favori kitabınız hangi tatlı olurdu?
"Kürtler, tarihlerinde asla yekpare bir siyasi özne olarak boy göstermediler... Güçlü bir aşiret damgası taşıyan, parçalanmış bir toplum olarak Kürtler, bugüne kadar yekpare bir milliyetçi hareket değil, farklı bağlılık ilişkileri ve etki alanları bulunan çeşitli aktörler ortaya çıkardılar. Bu durum asla bir devlet kurma eksikliği ya da beceriksizliği olarak değil, aksine devlet karşıtı bir siyasi kararlılık olarak kabul edilmelidir. Eğer Kürt tarihini ortak bir iplik gibi ören bir şey varsa, bu, merkezî devlet projelerini reddetme, hatta bunlara başkaldırma ve aile, aşiret veya bölgeye dayalı mümkün olduğunca geniş bir özerklik konusunda inatçı bir ısrardır."
Kurdî
Aslında Kürtler Med imparatorluğu ile yekpare bir devlet olmuşlardır. Ama ne olduysa, ondan sonra hiç yekpare olmadılar. Bu tarihi talihsizlik bu ihtiyacımızi ve hakkımızı ortadan kaldıramaz. Devlet karşıtlığı zihniyetimiz var. Bu gün gibi ortada. Ama dünya gerçeği de ulus devletçiligidir. Globalleşme devligi ortadan kaldırmıyor sadece emperyalizmin güçlendiriyor. Biz de kendimizi Uluslararası alanda korumak için once var olmamız lazım. Ulus devlete ben de karşıyım ama ulus devlet dünyanın gerçeği.
Kürtlerin tarihsel meselesi yalnızca “devlet kuramamak” değildir. Asıl mesele, merkezi iktidarın dışında kalan toplumsal hafızayı ve yaşam biçimini koruma iradesidir. Medlerden günümüze kadar Kürt toplumu kimi zaman devletleşmiş, kimi zaman da aşiretler, komünal yapılar ve yerel özerklikler üzerinden varlığını sürdürmüştür. Bu yüzden Kürt siyasal hafızasını sadece klasik ulus-devlet paradigmasıyla okumak eksik kalır. Bugün ulus-devlet sistemi dünyanın gerçeği olabilir; fakat aynı zamanda inkârın, asimilasyonun ve halklar arasındaki savaşların da temel taşıdır. Kürt halkının talebi yalnızca bir bayrak ya da sınır değil; kendi kimliğiyle, diliyle ve iradesiyle özgürce var olabilmesidir. Devlet bu özgürlüğe hizmet ediyorsa anlamlıdır, etmiyorsa kutsal değildir.
1 yanıtı göster
Vee erkekler!
Öncelikle, erkeğin tabiatı gereği aşkta istikrarsızlığa meyyal olduğu, kadının ise istikrarlı davrandığı görülür. Erkeğin aşkı, tatmine ulaştığı andan itibaren belirgin biçimde azalır; âşık olduğu kadını elde ettikten sonra, karşısına çıkan hemen hemen her kadını ondan daha çekici bulur, değişikliğe özlem duyar. Buna karşılık kadının aşkı o andan itibaren artmaya başlar.
Sayfa 23·Kitabı okudu
19. Yüzyıl ile günümüz cinsiyetleri ve davranışları arasında dağlar kadar fark vardır diye düşünüyorum. 21. Yüzyılın cinsiyet ve davranışları kuşak, maddi, mertebe, kişisel gelişim, ırk, din,dil… br cok duruma göre şekil alabilir. İşin özuneuhelirsek sevgili okur. Cinsiyet değil, karekter meselesidir.
Bijî serhildana Êlîh e
Kurdî
Û ya Merdin:)
Her bijî