Üzerindeki cübbe nasıl ki yünden meydana geliyorsa, müzik de aynı şekilde sessizlikten meydana gelir. İşte, içinde yaşadığın dünya da, bu şekilde hiçlikten yaratıldı. Ama hiçliğin öteki adı olan boşluğun bir parçası artmıştı. Bu parça ikiye bölündü ve birisi, boş bir levha olarak sana verildi. Senin gördüğün karanlık işte bu levhadır. Boş olduğu için onda elbette ki ışık yok, böylece sen levhada karanlığı görüyorsun. Ama dünyanın yaratıldığı boşluğun bir parçası olan bu karanlıktan sen, düşler yaratıyorsun.
Anladım ki, hayatım artık yeni güller doğuramamakta.
Son sözümü söylemek istermişçesine insanlara
İntihara uyanıyorum her uyanışımda.
Yüreğimde hiçbir şey yapamamanın boşluğu ve çok şey
yapmanın yorgunluğu var
Günlerce hiç kımıldamadan oturmuş, ya da kendimi
duvarlara vurmuş gibiyim.
Hayat karşısında yorgunum artık
Ve zindeyim ölümün mihrabında.