Stendhal mahlası ile tanıdığım yazarın daha öncesinde Kırmızı ve Siyah kitabını okumuştum. O kadar çok beğenmiştim ki başka eseri varmı acaba derken bu kitap çıktı karşıma.
Kitap ne beğendim ne beğenmedim kategorisinde. Evet savaşın vahşeti aktarması çok başarılı hayatında hiç savaş görmemiş birini ürkütmeye fazlası ile yetiyor.
Ama aşk tasvirlerine gelecek olursa bana biraz zayıf geldi. Belki de rus edebiyatında karşılaştığım aşk örnekleri beni o kadar çok etkilemiş ki, buradaki daldan dala atlayan karakterlerin aşk öyküleri bana fazla abartı ve yapay geldi. O duyguyu bana pek geçiremedi. Her gördüğü karektere tutulan suç işlemeye meyilli birisi olup çıktı Fabricio. Oysa halası onun için herşeyi yapmaya razıydı. O aşk dolu sürüncemeli hayatı içerisindeyken hapis hayatının lakayıt hali okurken "sıkılmaya başladım. " hikayesini veriyordu.
Velhasıl Fabricio daha sakin bir hayata geçti geçti ama geçene kadar da ömrümüzden ömür götürdü yani.
Ben pek beğenemedim. Tabiki her kitabı döneminin şartlarını düşünerek değerlendirmek lazım. Tabiki türü aynı olsa bile dönemi göz önünde bulundurmak lazım.
Her ne kadar bunları söylesem de "bu kitabı beğendim" dersem Kendime Düşünceler, İki Şehrin Hikâyesi, Gülistan gibi kitaplara saygısızlık etmiş olurum.