Bir öğretmenin asıl görevi yalnızca bilgi aktarmak değildir. Asıl görev, bir insanın içindeki iyiliği fark edip onu büyütmekten. Bir çocuğun kalbine dokunamayan eğitim, ne kadar doğru olursa olsun eksik kalır.
İnsan, vicdanını susturduğunu sandığı anda en büyük hatayı yapar. Çünkü vicdan sustuğunu değil, derinlere çekildiğini gösterir. İnsan işlediği suçtan değil, onu kendine haklı göstermeye çalıştığı anda çöker. Acı, insanın içini yakan bir ateş gibidir ama aynı zamanda onu arındıran tek güçtür.
İnsanlar birbirlerini gerçekten tanımadan, sadece görmek istedikleri taraflarını seviyorlar. Karşısındakini olduğu gibi kabul etmek yerine, kendi hayallerine uygun bir şekle sokuyorlar. Sonra o hayal yıkıldığında da ‘aldatıldım’ diyorlar. Hâlbuki aldatılan, insanın kendisidir. Çünkü kimse, başkasını tanımaya sabredecek kadar derinleşmek istemiyor.