Gerçek hayatta bakmakla görmek arasında nerdeyiz?Neyi ne kadar hissedebiliyoruz?Duygularımıza ne kadar sahip çıkıyor, mantığımız nerde devreye giriyor.Gerçekte insan mıyız?Yoksa yeri geldiğinde bir hayvandan beter olabiliyor muyuz?Hepsinin cevabı bu kitapta...
Hayatı, size gülmeyi unutturacak kadar ciddiye almayın.Gerçek dünya diye bir şey yok. Hiçbir şey mutlak değil. En büyük düşmanının yüzü en iyi arkadaşının yüzü olabilir.
Dünyanın en basit, en zavallı, hatta en ahmak adamı bile, insanı hayretten hayrete düşürecek ne müthiş ve karışık bir ruha maliktir!.. Niçin bunu anlamaktan bu kadar kaçıyor ve insan dedikleri mahluku, anlaşılması ve hakkında hüküm verilmesi en kolay şeylerden biri zannediyoruz?”
StrumaHalit Kakınç
“Yani, ya yukarı tırmanıp bu korkunç gidişattan yakalarımızı sıyırmaya çalışacağız ya da kafa üstü en dibe çakılana kadar göz göre göre aşağı düşmeye devam edeceğiz.”
SerenadZülfü Livaneli Bir gün dediklerimi değil,demek istediklerimi anlayacak bir erkek çıkmayacak mı karşıma!Hava kötü dediğimde sadece havadan söz etmediğimi anlamak bu kadar mı zor? İlle de,ben bu hayattan bıktım,türünde sözler mi etmeliyim? İşim çok dediğimde,bana sahip çıkacak bir erkeğe ihtiyaç duyduğumu anlayacak biri...Yanımda olmanı istiyorum diyemediğim için bu yağmur içimi ıslatıyor dediğimi nasıl anlamaz? Düpedüz sarıl bana dedikten sonra,sarılmanın ne anlamı kalır! Olmayacak duaya amin deme duygusunu yaşıyorum sürekli. ?'(Serenad gözümde film gibi canlanan,derinden etkileyen farklı limanlara yelken açtıran o güzel kitap)