Derdimin dermanı olacağını bilsem, kalbimin, aklımın yükünü ona boşaltırdım. “Nasılsın?” sorusu bazen/çoğu zaman hiç yerini bulmuyor. Aklımdan geçen kamyonlar dolusu keder yüklü cevap, ağzımdan çıkan ise kuru bir “İyiyim,” oldu.
Gündeliğe gider gibi gidiyorum ben kendi geçmişime, sabahtan akşama kadar canım çıkana kadar, sırtımdan ter aka aka temizliyorum her şeyi. Silkeliyorum, ovuyorum, gerektiğinde telliyorum geçmişi. Her gün yeniden başlıyorum, her gün yeniden... Kabul, asla ilk günkü ışıltısında olmuyor hayat; ama yine de, yıllarını
anılarını temizlemeye vermiş ağır bir işçi kelamı bırakabilirim şuraya; barış geçmişinle her gün yeniden, yeterince uğraşırsan eser kalmıyor kirden...