Ayşe Sayım

Ayşe Sayım

, bir kitap okudu
7/10
·348 syf.··
9 günde okudu
·
2025 47. kitabı
Günter Grass
6.6/10 · 39 okunma
Reklam
9/10
·468 syf.··
2025 46. kitabı
·
19 günde okudu
·
Okunma: 15 Haziran 2025 09:58
Zweig’ın bu eseri ile birlikte okuma serüvenimde “yazar günlükleri okuma” devrini açmış bulunuyorum. Bu biraz da işin mutfağına girmek demek. Günlükler bir yazarın ortaya koyduğu tüm eserlerin köklerine işaret eder. Yani bir ırmağın doğduğu yer gibidir. Ve en önemlisi yazarın gerçek kimliğini ele veren asıl belgelerdir. Çok az yazar bu yazınsal mirası yayınlama amacı güder. Kimsenin girmeyeceği -en azından onlar yaşadığı sürece- bu kalede sorgusuz sualsiz “kendileri” olurlar. İşte benim günlük okuma merakımın arkasındaki asıl sebep buydu; perdelerin arkasındaki gerçek yazarı görmek. Bir çeşit şifre çözme, keşif yapma arzusu. Evet, Zweig’ın günlüklerine gelirsek, yazar beni bir sürprizle karşı karşıya bırakmadı. Yani günlükler diğer edebi eserlerinin izdüşümü niteliğinde. Perdenin arkasında naif, hassas, ruhu acılarla yoğrulmuş Zweig’ı buluyoruz, eserlerini okurken zihnimizde çizdiğimiz portrenin aynısını yani. İlk defteri yazmaya Birinci Dünya Savaşı’ndan önce başlamış. Savaş bittikten sonra 1930’lu yıllara kadar günlük tutmamış. Ne zaman ki yeni bir savaşın ayak sesleri duyulmaya başlamış, Zweig yeniden kaleme sarılmış. “Yıllardır günlüğüme yazmıyorum ama bu gerilimi kaleme almalıyım” diye açıklıyor bu girişimini de. Yazarın duygularının yanı sıra zengin bir tarih bilgisi sunuyor eser bize. Her iki dünya savaşının da atmosferi çok derinlikli bir şekilde verilmiş. Yazarın bu çalışması anı türünde olan bir diğer eseri Dünün Dünyası ile paralel nitelikte. Ama tabi ki Dünün Dünyası ile aynı edebi derinliğe kesinlikle sahip değil. Çünkü Dünün Dünyası vitrine konma amacı ile yazılmış bir eser. Günlükler ise yalnızca güncel olayları ve yazarın duygularını içeren, edebilik kaygısından uzak, son derece yalın bir şekilde kaleme alınmış yazınsal ürünler. Kitap boyunca en çok
GünlüklerStefan Zweig · Can Yayınları · 1997289 okunma
Dıştan benim görünüşüm de başkalarınınki gibi; ayaklarım var, gövden ve başım var, pantolonum, ceketim ve Şapkam var; adamakıllı bir beden eğitiminden geçirildim; ama yine de hayli kısa boylu ve güçsüz kalışın böyle bir şeyin önlenemediğini gösteriyor. Şunu da belirteyim ki çoklarınca beğeniliyor, genç kızların bile hoşuna gidiyor; hoşlarına gitmedikleri ise bana katlanılabilir gözüyle bakıyorlar.
Öyle zamanlar yaşadım ki, çılgınca bir öfkenin önüne kattığı suçlamalardan başka bir şeye barınmadı ruhumda, vücut sağlığımın yerinde olmasına karşın sokakta yabancı insanları tutunmadan yapamadım, çünkü içimdeki suçlamalar elde hızla taşınan bir kaptaki su gibi kendilerini bir baştan öbür başa savurup duruyordu.