Günlükler

8,6/10  (5 Oy) · 
11 okunma  · 
6 beğeni  · 
646 gösterim
Yüzyılımızın önde gelen düşünür ve yazarlarından Stefan Zweig'ın Türkçede ilk kez yayımlanan "Günlükler"i, Birinci ve İkinci Dünya Savaşlarının acılarına tanık olmuş, bu acıları derinden yaşamış bu duyarlı insanın, yaşadığı dönemle ilgili düşüncelerini, iç dünyasını açıkça ortaya koyan birer belge niteliğinde. Yaşamının son yıllarını önce İngiltere'de, sonra da Brezilya'da gönüllü sürgünde geçiren, sevdiği insanlardan, alıştığı çevreden uzak düşen, dünyanın çöküşüne, inandığı, değer verdiği kavramların yıkılışına, bozuluşuna daha fazla katlanamayacağını düşünerek karısıyla birlikte 1942 yılında intihar eden Zweig, özellikle İkinci Dünya Savaşı öncesinde ve savaş yıllarında, asla onaylamadığı, nefret ettiği Hitler'in ırkından gelmenin acısını taşımak yanında, dünyanın içine sürüklendiği felaket ortamına dayanamadığı için de melankoli sınırlarına dayanan bir karamsarlığa düştü...
(Arka Kapak)
  • Baskı Tarihi:
    1997
  • Sayfa Sayısı:
    468
  • ISBN:
    9789755107561
  • Orijinal Adı:
    Tagebücher
  • Çeviri:
    İlknur Özdemir
  • Yayınevi:
    Can Yayınları
  • Kitabın Türü:
Kübra E. 
31 May 18:30 · Kitabı okudu · 5 günde · 8/10 puan

Zweig, günlük tutma nedenini şu cümle ile açıklıyor: "Eski günlüklerimden birini okurken, birden belleğimin ne kadar donuklaştığını, tehlikeli, hastalıklı derecede donuklaştığını hissettim."

Günlükleri okuma sebebim, yazarı kendi kaleminden ve en doğal hâliyle tanıma isteğimdi.
İlk kısım benim için hayal kırıklığı oldu diyebilirim.
Zweig, günlük gezilerini, arkadaş ziyaretlerini, çapkınlıklarını not etmişti.

İlerleyen kısımda, 1. Dünya Savaşı ile birlikte Zweig en küçük olayı bile günlüklerine not ediyor. En büyük üzüntüsü, bu karmaşada çalışamamak.
Savaş psikolojisi günlüklerine de yansıyor. Ruhunda oluşan gelgitler de bunun en büyük göstergesi. Savaş döneminde orduda yer almayıp arşivde çalışıyor, diğer yandan da gazeteci kimliğiyle insanlara bir şeyler aktarmaya çalışıyor.
Savaşta itilaf ve ittifak devletleri kutuplaşmasına kimi zaman kendini kaptırıyor Zweig ve milliyetçi bir şekilde galibiyeti arzuluyor kimi zaman da umudu kestiği barışın gelmesini bekliyor.
Yani yazarın iç dünyası da bir nevi savaş hâlinde.
Gazetelerde yer alan sansürler, yanıltıcı haberler, halkın bunlara uyup kimi zaman coşması kimi zaman büyük bir huzursuzluğa kapılması tek tek aktarılmış.

Günlüklerin benim için en güzel yanı da, yazar arkadaşlarını ziyaret eden Zweig'in bu ziyaretlerinden bahsetmesi. Thomas Mann, Herman Hesse, James Joyce ve daha birçok yazar günlüklerde yer edinmiş. Beni üzen yanı ise, Zweig'in yazar arkadaşlarından günlüklerde sınırlı bir şekilde bahsetmesi, keşke ruh tahlilleriyle kapsamlı notlar düşseydi...

Zweig, uzun bir süre günlük tutmaya ara veriyor. (1918-1931 yılları arasında)
2. Dünya Savaşı'nın ayak sesleri duyulmaya başlarken günlük tutmaya yeniden başlıyor. 2. Dünya Savaşı günlüklerinde ise, Zweig'in durumunu özetlemek gerekirse: Almanya ile Avusturya'nın birleşmesi karşısında İngiltere'de kalan bir düşman olarak kayıtlara geçiyor. Günlüklerini dile hâkim olmasa da İngilizce yazmasının nedeni de bu olsa gerek. Yabancı bir ülkede düşman addedilen bir adam...
Her geçen gün kötüye doğru gidiş... Kitaplarının Naziler tarafından imha edildiğini duyması da tuz biber ekiyor ruhsal durumuna.
Onu intihara sürükleyen olumsuzlukları satır aralarında net olarak görebilirsiniz.


İtiraf etmeliyim ki kitabı ilk okumaya başladığımda sonu gelmeyecekmiş gibi hissetmiş ve sıradanlığı yüzünden de epey sıkılmıştım.
İlerleyen sayfalarda fikrim tamamen değişti.
Kitap bitecek diye üzülürken buldum kendimi.
Zweig'i tanımak adına "Günlükler"in iyi bir seçenek olduğunu düşünüyorum. Tarihe de tanıklık edecek olmanız başka bir artısı.


Herkese keyifli okumalar dilerim.
Kadim dostlarımız olan kitaplarla kalın.

Erkan Akdemir 
13 Ağu 10:46 · Kitabı okudu · 5 günde · Beğendi · 9/10 puan

Stefan Zweig Dostoyevski den sonra galiba kalemini en çok beğendiğim yazar. Nedeni sanırım Zweig'in şu güzel sözünde " temiz bir vicdana sahip olmayan iyi yazı yazamaz."
Vicdan insanı insan yapan en önemli özelliktir benim için. Bir insanda vicdan yoksa insanlığı eksik bir canlıdır benim için.
Zweig'in bu kadar okunmasına karşılık Günlüklerinin bu kadar az okuması şaşırttı beni doğrusu.
Zweig'i kendi kaleminden kendi dilinden tanımak büyük bir art, en azından büyük bir hayranı olarak benim için böyle.

Gelelim kitaba; kitabı üç bölüme ayırmak doğru olur diye düşünüyorum.
1- ilk bölüm kendini anlatan neler yaptığını anlatan kısa kısa Günlükler ( beni en çok şaşırtan kadınlara olan düşkünlüğü erotizm desek daha doğru olur. ) daha fazlasını yazmak doğru olmaz.
2- Birinci Dünya Savaşı Günlükleri Zweig'in Zweig olduğu an burda başlıyor. Savaşa karşı duruşu ne düşündüğü o dönemde neler yaptığı en ince ayrıntısına kadar anlatıyor. (Yine burda yazarın gel-git yaşadığını görüyoruz. Savaşa bakış açısı bakımından )
3- Zweig'in vicdanının konuştuğu bölüm. 2.inci dünya savaşı ile beraber Zweig'in yaşının ve birinci Dünya Savaşının da verdiği deneyimle savaşa karşı bakışın nasıl değiştigini görüyoruz.
Zweig iki açıdan büyük bir kayıp içindedir ( 1- yahudi olması, 2-alman olması ) bunun içindir ki sürekli mülteci gibi bir yerden bir yere sürekli kaçar durur.
Zweig ömrüne eşiyle beraber kendi elleriyle son verir. Günlükleri okuyunca nedenini daha iyi anlıyor insan.
Kitabın içeriğini daha fazla vermeden Zweig'i yakından tanımak isteyenlerin mutlaka okuması gereken bir kitap.
Şunu da unutmadan Zweig kendi döneminde en çok tanınan yazarlardan biridir. Ve sanat çevresini dostlarını sürekli ziyaret eden sürekli iletişim halinde olan biridir. James Joyce, Herman hesse, Thomas man vb yakin dostlarının ziyaretini de ekler Günlüklerine.
Herkese keyifli okumalar...

Kitaptan 33 Alıntı

Kübra E. 
29 May 19:16 · Kitabı okudu · İnceledi · 8/10 puan

"Ne olursa olsun, hayat yine de güzel!
Daha yapacak, okunacak, öğrenecek ne çok şey var..."
-28 Kasım 1917

Günlükler, Stefan Zweig (Sayfa 296 - Can Yayınları, 3. Basım, Ocak 2016)Günlükler, Stefan Zweig (Sayfa 296 - Can Yayınları, 3. Basım, Ocak 2016)
Kübra E. 
29 May 14:39 · Kitabı okudu · İnceledi · 8/10 puan

"Zaman çok şey istiyor, pek az şey veriyor."

Günlükler, Stefan Zweig (Sayfa 234 - Can Yayınları, 3. Basım, Ocak 2016)Günlükler, Stefan Zweig (Sayfa 234 - Can Yayınları, 3. Basım, Ocak 2016)
Kübra E. 
31 May 18:17 · Kitabı okudu · İnceledi · 8/10 puan

"İyiye doğru bir gidiş yok, dünyamız hızla mahvoluyor."
-7 Haziran 1940

Günlükler, Stefan Zweig (Sayfa 461 - Can Yayınları, 3. Basım, Ocak 2016)Günlükler, Stefan Zweig (Sayfa 461 - Can Yayınları, 3. Basım, Ocak 2016)
Kübra E. 
31 May 17:21 · Kitabı okudu · İnceledi · 8/10 puan

İnsanlık hep aynı hataları işliyor, hayal gücünden yoksunlar, yoksun!
-17 Aralık 1939

Günlükler, Stefan Zweig (Sayfa 445 - Can Yayınları, 3. Basım, Ocak 2016)Günlükler, Stefan Zweig (Sayfa 445 - Can Yayınları, 3. Basım, Ocak 2016)
Kübra E. 
29 May 19:43 · Kitabı okudu · İnceledi · 8/10 puan

İnsanın vicdanında izin verilenle yasaklanan şeyler nasıl da birbiriyle yan yana!

Günlükler, Stefan Zweig (Sayfa 302 - Can Yayınları, 3. Basım, Ocak 2016)Günlükler, Stefan Zweig (Sayfa 302 - Can Yayınları, 3. Basım, Ocak 2016)
Kübra E. 
29 May 22:28 · Kitabı okudu · İnceledi · 8/10 puan

"Sıradan insanların huzurlu olmasının nedeni düşünceleri olmaması," diyor.
Düşünceler nedense hayatın düşmanı, ama yine de en üstün yaşama biçimi. En tehlikelisiyse para.

Günlükler, Stefan Zweig (Sayfa 332 - Can Yayınları, 3. Basım, Ocak 2016)Günlükler, Stefan Zweig (Sayfa 332 - Can Yayınları, 3. Basım, Ocak 2016)
Kübra E. 
27 May 15:01 · Kitabı okudu · İnceledi · 8/10 puan

"Kadınlar geriye dönük yaşar, erkeklerse ileriye doğru, bu yüzden kadınların belleği çoğunlukla erkeklerinkinden iyidir."

Günlükler, Stefan Zweig (Sayfa 48 - Can Yayınları, 3. Basım, Ocak 2016)Günlükler, Stefan Zweig (Sayfa 48 - Can Yayınları, 3. Basım, Ocak 2016)
Kübra E. 
31 May 15:31 · Kitabı okudu · İnceledi · 8/10 puan

Acaba dünya böyle huzursuzluk içinde sağa sola sallandığı için mi kayarcasına yaşamaya alışıyor insan?
-27 Eylül 1935

Günlükler, Stefan Zweig (Sayfa 395 - Can Yayınları, 3. Basım, Ocak 2016)Günlükler, Stefan Zweig (Sayfa 395 - Can Yayınları, 3. Basım, Ocak 2016)
Kübra E. 
27 May 14:39 · Kitabı okudu · İnceledi · 8/10 puan

"Hayatım, anılarla beklentiler arasında bir gölge gibi gidip geliyor, beni dehşete düşürüyor bu."

Günlükler, Stefan Zweig (Sayfa 34 - Can Yayınları, 3. Basım, Ocak 2016)Günlükler, Stefan Zweig (Sayfa 34 - Can Yayınları, 3. Basım, Ocak 2016)
Kübra E. 
31 May 15:49 · Kitabı okudu · İnceledi · 8/10 puan

Biliyorum, görünüşte önemsiz olan şeylere başkaldırmak budalaca; ama insan bu küçük şeylerde büyük olayları daha iyi hissediyor, tıpkı avcının, çiftçinin ya da balıkçının kuşların alçaktan ve kesin uçuşuna bakıp fırtınanın yaklaştığını sezmeleri gibi.

Günlükler, Stefan Zweig (Sayfa 399 - Can Yayınları,3. Basım, Ocak 2016)Günlükler, Stefan Zweig (Sayfa 399 - Can Yayınları,3. Basım, Ocak 2016)
4 /