Hiç benlik olmamasına rağmen bu polisiye mangasına başladım. Ve şimdi ilk kez bir manga incelemesi yazıyorum. Bu yüzden ilk manga incelememin Brutal üzerine olması biraz manidar oldu. ^^
Gerilim, suç, cinayet konulu şeyler okuduğumda her zaman köşeye sıkışmış ve boğulmuş hissediyorum. Ne var ki bu manganın kahramanı ilk gördüğüm andan itibaren ilgimi çekti. Ve arka kapak yazısı sayesinde manganın türü ilgimi çekmemesine rağmen okumaya karar verdim.
Bana başta Death Note serisini hatırlattı. Gerek karakterimizin polis memuru olması (babası eski başkomiser) gerek perdeler ardında kendi adaletini kendi sağlama çabası...
Tabi hikayenin Death Note ile hiçbir ilgisi yok.
“İntikam, para... Bunlara en ufak bir ilgim yok. Ben sadece bu çaresizlik ifadesini görmek istiyorum.”*
Kahramanımız Hiroki Dan, havalı görünüşünün yanı sıra gayet soğukkanlı ve başarılı bir polistir. Gerçekte ise bu sakin figürünün altında bambaşka birisi yatar. (Katlanamadığı ve suçundan emin olduğu şiddet yanlısı suçluları yakalar, onları işledikleri suçlarla uyum içinde cezalandırır. Tüm bu şeylerin arasında en büyük tutkusu ise ne para ne de sadist yanını tatmin etmek gibi şeylerdir. Onun deyimiyle “iyilik yapmaya” devam etmesinin tek nedeni kurbanlarının çaresiz yüzlerini görmek ve bu yüzleri fotoğraflayıp koleksiyonuna dahil etmektir. Bu şekilde tatminkâr bir mutluluğun tadına varacaktır.) Hobisi tahmin edileceği üzere kötü adamlara işkence etmektir.
Hikaye boyunca farklı ve çeşitli suçlara tanıklık ediyoruz. (Ki maalesef suç oranlarının tavan yaptığı ülkemizde bu suçlar hiçbirimize yabancı gelmiyor. Gerçek hayatta haberleri izlerken korkunç suçlara bulaşmasına rağmen yaşından dolayı cezalandırılmayan ve öylece topluma salıverilen kişileri gördüğümüzde hepimizin tepkisi hemen hemen aynıdır değil