aselin

aselin
@Aselinn
Hiçbir şey anlamıyorum, bilmiyorum, yapmıyorum, tükeniyorum.. Binlerce insanın arasında yapayalnız olmanın ne anlama geldiğini bilemezsin.
Reklam
Kelimeler
Yarıda kalmış aşklarının hesapları içinde Denizlere açıldı içimizden biri Niçin gittiğini söylemeden. Doyulmamış arzularla doluydu yelkenleri. Yıpranmış kelimelerin verdiği güvenden. Bulacak sanıyordu yenilikleri. Her an bir yeni su vardı, Her yeni suda bir yeni an. Deniz, dalgalarıyla gösteriyordu dışından Yaşananla düşünülenler arasındaki farkı. Bitmiyordu köpüklerle renkler Bir başka damlada, bir başka ışıkta başlamadan. Gözlerinin önünde bir oyun, ardında bir oyun. Dışında ne varsa yeni, ne varsa gerçek. Yeni manzaralarla gelen yeni duygular Hani, eski kelimelerle olmasa İnsanın ömrünce devam edecek. Gözlerinin önünde bir oyun, ardında bir oyun. Anladı, ölmekle yaşamanın birleştiği noktada Yeni rüzgarlarla esen yeni korkulara Yeniliklerini bağışlamayan kelimelerin Nasıl düşman sığınaklar halinde direndiğini. Anladı, bütün olmuşlarla olanların Ve bütün olacakların O kelimelerin içinde Kendisine varmadan eskidiğini
Kalan
Bir şey kaldı gecelerden birinde Senden. Öncesinde bilinmemiş birşey, Silinmez bir ses gibi giden.. Kelimelerden büyük, kelimelerin içinde, Bir şey kaldı senden Yaşamalar'ın arasında kaçamaklı. Veriliş rengi başka, alınış rengi başka.. Söylemeye vakit kalmadan Dudakların altına bırakılmış bir şey. Karanlıkların tam ortasında bir kırmızı nokta.. Gözlerce pırıl pırıl, ellerce saklı. Bir şey kaldı, bir denizin kıyısında senden, Bakışlarla yüklü, söylemelerle sessiz.. Seninle dolu, seninle sensiz bir şey.. Arandıkça bulunmamış yıllar yılı, Bulundukça aramaklı.
Puan vermedi
Her ne kadar serde şairlik varsa da Can Yücel'in "Sevgi Duvarı" hakkında ileri-geri laf etmek bana düşmez.. Onu içi acıyabilen bilir, hissedebilen bilir; coşkuyla yaşayabilen bilir. Aklımda birkaç anektod var Can baba'ya ait, birini yazayım; Rivayet ederler ki bir gün Duygu Asena (feminist/yazar), röportaj yapmak için Can Yücel'i ziyaret etmiş. Sohbet, derken röportaj konusuna gelmiş; "Nazım Hikmet'in şairliği". Duygu asena şunu sormuş; "Nazım Hikmet için, 'Kartpostal Şairi'.. diyorlar, bu konudaki düşünceniz nedir?" Nazım'ı çok seven Can Yücel, bu soruyu da şöyle yanıtlamış; "Kart sensin, postal da sana girsin!..." . Her ne kadar 'edepsiz' ifadeler kullansa, şiirlerinde yer yer küfretse bile; türkçe'nin belki en güzel küfreden şairi kabul edilir. Bu arada derinliğine şair olanlar biraz da küfürbazdır.. Şairin adını duymamış olan var mı bilyorum, ancak şiirinin tadını duymamış olan, eminim çoktur. Okuyup erişebilmenizi diliyorum...
Sevgi DuvarıCan Yücel · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20216,2bin okunma
"İnsana benzer bir tarafımız var mı? Dıştan bakınca kan-sefalet-şehvet-hırs-cinayet. İçten bakınca can sıkıntısından boğuluyoruz.”
Reklam