portakalı kek

portakalı kek
@Asheee
Genc Kral
Genç Kral dokumacılardan birine yaklaştı, yanında durup onu seyretti. Dokumacı da ona dik dik bakıp, “Neden beni seyrediyorsun? Yoksa bizim efendinin yolladığı casus musun?” dedi. Genç Kral, “Efendin kim?” diye sordu. Dokumacı, “Efendimiz…” diye acı acı haykırdı, “…tıpkı benim gibi bir adam. Evet, aramızda yalnızca şu fark var: O, pek güzel giysiler giyer, ben paçavralarla gezerim. Benim açlıktan canım çıkarken, o çok yemekten bir parçacık olsun acı duymaz.” Genç Kral, “Ülke özgür, sen de hiç kimsenin tutsağı değilsin,” dedi. Dokumacı, “Savaşta güçlüler zayıfları tutsak eder, barışta da zenginler yoksulları. Yaşamak için çalışmamız gerek; ama onlar bize öyle az gündelik veriyorlar ki, ölüyoruz. Bütün gün onların uğruna yoruluruz, onlar çekmecelerine altınları istif eder, çocuklarımız zamansız solup gider, sevdiklerimizin yüzleri yıpranır, çöker. Biz üzümü çiğneriz, şarabı başkaları içer. Ekini biz ekeriz, gene sofralarımız tamtakır kalır. Bizim de zincirlerimiz vardır ama hiç kimse görmez. Tutsağız, ama gene de herkes bize özgürsün der. “Kral, “Herkes böyle mi?” diye sordu. Dokumacı, “Gençler, yaşlılar, erkekler gibi kadınlar, küçücük çocuklar da, yılların hışmına uğrayanlar da, herkes, herkes böyledir. Tüccar bizi ezer, biz de umarsız, istediklerini veririz. Papaz at sırtında gidip tespih çeke çeke Tevrat okur, kimse bize aldırmaz. Güneşsiz geçitlerimizden yoksulluk aç gözleriyle sürüne sürüne geçer, günah da baştan çıkmış suratıyla peşine takılıp gider. Sabahları, gözümüzü düşkünlük açar, geceleri utanç aramızda yaşar.
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Anladık iyisin, Ama neye yarıyor iyiliğin. Seni kimse satın alamaz, Eve düşen yıldırım da Satın alınmaz. Anladık dediğin dedik, Ama dediğin ne? Doğrusun, söylersin düşündüğünü, Ama düşündüğün ne? Yüreklisin, Kime karşı? Akıllısın, Yararı kime? Gözetmezsin kendi çıkarını, Peki gözettiğin kimin ki? Dostluğuna diyecek yok ya, Dostların kimler? Şimdi bizi iyi dinle: Düşmanımızsın sen bizim Dikeceğiz seni bir duvarın dibine Ama madem bir sürü iyi yönün var Dikeceğiz seni iyi bir duvarın dibine İyi tüfeklerden çıkan İyi kurşunlarla vuracağız seni. Sonra da gömeceğiz İyi bir kürekle İyi bir toprağa.
Kimdir… Sardunyayı, yasemini Ve hanımelini sevmeyen Kimdir… Gül fidanlarını kıran Akşam sefalarına saldıran Kimdir… İncir kuşlarını Kumruları yok sayanKimdir… Erik ağaçlarından Kiraz ağaçlarından O ağaçların çiçek açmalarından korkan Kim…
O istiyordu ki her şey tam bir sessizlik içine gömülüp kalsın, hiç kımıldamasın; ben de her şey bir bayram coşkunluğu içinde pırıl pırıl olsun, oynasın zıplasın istiyordum. Ben onun cennetinin yarı ölü olacağını söyledim; o da benimkinin bir sarhoştan farksız olacağını ileri sürdü. Ben, onunkinde uyuyup kalacağımı söyledim, o da, 'Ben de seninkinde soluk alamam,' dedi.
Ruhunun bir kısmını teslim etmiş, Geri kalanıyla vaziyeti idare ediyor sanki.