Moledro

Moledro
@Astrophe
Bütün çocukluğumdan, gençliğimden bir tek iyi anım yoksa bunu sözde "geleneksel" nedenlerle, örneğin kendimi doyuran bir çevrenin yokluğuyla -ki bunun doğruluğu tartışılamaz- açıklamak saçmalık olurdu: Çünkü aynı yokluğu, keyifli ve yürekli olmaktan alıkonmasam da, bugün dahi çekiyorum. Aksine, fizyoloji konusundaki bilinçsizliğim, o kahrolası "idealizm"dir.
Moledro
Akıl ne kadar doğruyu kaldırabilir, ne kadar doğruyu göze alabilir? Benim için gitgide asıl değer ölçüsü oldu bu. Yanılgı -ideale olan inanç-körlük değildir, yanılgı korkaklıktır...
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Artık Tanrı'ya ihtiyacım olmadığını söyle onlara, o artık , sadece bir zamanlar sevdiğim bir hikâye. Sırlarla ve gece yarısı kurtuluşlarıyla, azametli cümlelerle ve şatafatla dolu hikàyelerden biri. Gerçek şu ki, bu yağmalanan dünyada elimden geldiğince,umut etmeden, neredeyse mutlu yaşamayı öğrendim. Ve şimdi ışıl ışılım. Stephen Dunn, "A Postmortem Guide"
Moledro
Tell them that at the end I had no need for God, who'd become just a story I once loved, one of many with concealments and late-night rescues, high sentence and pomp. The truth is I learned to live without hope as well as I could, almost happily, in the despoiled and radiant now.
Geçer
Izdırabın sonu yok sanma, bu alem de geçer Ömr-i fani gibidir; gün de geçer, dem de geçer Gam karar eyliyemez hande-i hurrem de geçer Devr-i şadi de geçer, gussa-i matem de geçer Gece gündüz yok olur, an-ı dem adem de geçer youtu.be/2WFtNAI52V4
Moledro
Hande-i hurrem: mutlu,şen gülüşler Gussa-i matem: matemin kederi Devr-i şadi: mutluluk devri An-ı dem adem: İnsanın soluk alma anı
Doğada kendi dehasını ortaya koymaktan kaçınmış olan ve sonra da sağına, soluna, önüne ve her tarafına kaçamak bakışlar yönelten insandan daha yalnız ve iğrenç bir yaratık yoktur.
Moledro
Varlığımız için kendimize karşı sorumluyuz; sonuç olarak, biz aynı zamanda kendi varlığımızın gerçek kaptanı olmak ve onu akılsız bir tesadüfe benzemekten korumak istiyoruz.
9/10
·888 syf.··
2020 34. kitabı
·
13 günde okudu
·
Okunma: 23 Mayıs 2020 16:10
Hikaye Hans Castrop isimli ana karakterin Davos'ta bulunan bir senatoryumda tedavi görmekte olan kuzeni Joachim'i ziyaret etmesiyle başlar. Üç hafta olarak planlanan ziyaret kendisinin de hasta olduğunu öğrenmesiyle süre yedi yıla uzar. Çocukluğundan beri gemilere ilgi duyan Hans bu konuda öğretim görerek gemi mühendisi olur ancak mesleğine başlayamadan senatoryuma gitmiştir. Kitap aslında bir nevi otobiyografik eser olarak da görülebilir. Bu olayların benzeri aslında yazar Thomas Mann'in de başından geçmiştir. Mann, Hans Castrop gibi aslında senatoryuma bir arkadaşını ziyarete gitmiş ve Mann'in de hasta olduğu anlaşıldığından ona orda kalmasını önermelerine rağmen yazarımız oradan ayrılıp Büyülü Dağ'ı yazmayı seçer. Yaptığı seçimle de bize bu harika kitabı okuma şansı vermiş oldu. 12 yılda yazılan bu değerli kitabın birkaç cümleyle yorumunun yapılması hem imkansız hem de biraz haksızlık olacaktır. Ama kesinlikle okunması gereken kitaplardan biri olduğunu söyleyebilirim. Özellikle ikinci cildini daha keyifle okudum. Yer yer biyoloji, anatomi ya da başka konuları fazlaca uzattığını hissetsem de yapılan felsefi tartışmalar birkaç kere okumamı gerektirse de oldukça keyif verdi. Kesinlikle okunması gereken kitaplar arasında olduğunu düşünüyorum.
Edebiyat
Büyülü DağThomas Mann · Can Yayınları · 20191,528 okunma
Moledro
Castorp olacak ..ben de yanlış okuyorum sürekli:)