Moledro

Moledro
@Astrophe
"Eğer yalnızlık, yalnız kişiyi dışarının çokluğuna açmak için yalnızlığı kesintiye uğratmıyorsa, yalnızlık yoktur." -Maurice Blanchot, L'entretien infini
Sayfa 122
Reklam
Hafif yağmurlu, kasvetli bir ilkbahar günü Milena, arkadaşı Fredy Mayer'le Prag'ın tam göbeğindeki ufak, karanlık bir meyhanede oturuyordu. Melankoli içindeydi ve geçmişten, özellikle de hayatına girmiş erkeklerden söz ediyordu: Herşey çok güzeldi, çok ilginçti. Heyecanlıydı ama bugün artık hepsinin yanlış olduğunu biliyorum. Doğru erkek hiçbir zaman gelmedi. Genelde gereğinden fazla gevezelik ve nevrasteni, fazlasıyla yaşamdan yabancılaşma vardı. Birçoğu yaşamdan öylesine korkmaktaydı ki her seferinde cesaret verme görevi bana düşüyordu. Aslında tam tersi olmalıydı.
Kadınlar için evlenmek, bir kitle hareketine katıl- maya benzer imkânlar yaratır, yani onlara hayatta yeni bir amaç, yeni bir gelecek ve yeni bir isim (kimlik) verir. Evde kalmış kızlarla artık evlilikte bir neşe ve tatmin bulamayan kadınların can sıkıntısı, kısırlaşmış ve bozulmuş bir hayatın bunlara kendini hissettirmeye başlamasından doğar. Kutsal bir amaca sarılmak ve enerjilerini bu amacın başarısına adamak yoluyla, bu kişiler amaç ve anlam taşıyan yeni bir hayat bulurlar. Hitler, "macera arayan, boş hayatlarından bıkmış ve artık aşkın tadını çıkaramaz olmuş sosyete kadınlarından"* tam anlamıyla yararlanmasını bilmiştir. Bazı büyük sanayicilerin karıları, daha kocaları Hitler'in ismini bile duymadan önce Hitler'i paraca desteklemişlerdi.
Sayfa 64
Ayrılık değil, özlemek hiç değil; en büyük acı, bu giderek büyüyen boşlukmuş.. En büyük dert, kimi özlediğini, kimi sevdiğini bilememekmiş. En büyük kayboluş, sevip sevip sonunda kimi sevdiğini bilememekmiş. İçimde bir ses, durmadan, dünyanın sonu geldi diyor.
Sayfa 41