Sarı Yüz başka bir eserden intihal yapılmış hissi vermiyor mu? Durun önce bir girizgah yapayım. Ardından bombanın fitilini ateşleyeyim.
Şekerim öncelikle bu kitabı sosyal medya baskısıyla okuduğumu kabul ederek yazıya başlayayım. Lansmanına giden arkadaşlarım oldu, kitabın şişirilmesi için yapılan ricalar kulağıma geldi. Bununla birlikte kitabın zaten şişirilmesine gerek yok uluslararası platformda iyi satış yapmış bir eser. Kitabın ticari başarısı bence takdiri hak ediyor.
Peki ya içerik? Bu kitabı okumak isteyen, henüz okumamış bütün herkes lütfen ama lütfen öncelikle başrolünde Cuba Gooding Jr.'ın oynadığı 1998 yapımı (Evet biliyorum çoğunuz o tarihlerde doğmamıştınız.) "A Murder Of Crows" adlı filmi izlesinler. Bu filmi izledikten sonra Sarı Yüz'ü okuduğunuzda aslında ne kadar zayıf bir kitap olduğunu hissedebiliyorsunuz. Çünkü kitap size sadece yazarın zihin akışını sunuyor.
Kitabın dili oldukça rahat bir okuma sunuyor. Cümlelerin üstüne çok fazla düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Ve bu iyi bir şey mi bilmiyorum. (!)
Athena adında çok başarılı, kariyer sahibi bir yazar ve June, Athena'nın saçma bir ölümünün ardından June, onun taslak halindeki bir kitabını alır ve uyarlayarak yayına sunar. İşte tam olarak burada "A Murder Of Crows" filmi gözümün önüne geldi. Kitap orada zaten bitti benim için. Çünkü konu aynı olunca kıyaslamamak elde değil.
June ile bahsettiğim filmdeki Lawson Russel karakteri birbirlerine o kadar çok benziyorlar, o kadar çok benziyorlar ki... İç yapıları, narsistlikleri, manipülatör halleri, mağduru oynamaları...
Çok açık bir şekilde şunu söyleyebilirim Sarı Yüz, A Murder Of Crows'ta işlenen konuyu birebir şekilde çalmış. Bunu demekten asla bir adım geri atmam. Resmen çalıntı bir konu. Tek yaptığı şey, A Murder Of Crows'taki gerilim ve gizem