“Dede! Saatler neden durur?”
Onu bir hamlede kucaklayıp omuzlarıma oturturken fısıltıyla cevaplıyorum.
“Zaman hep aktığından.”
Kıkır kıkır gülüyor. Anlamayışın gülüşü bu. Anlamayışınve hayata henüz alınmayışın. Ne güzel. Ne temiz. Ne çocuk.
Bir hayatım daha olsa, korkmadan dokunmak için yaşardım onu. Bir keklik beslerdim ellerimle, varsın uçsun sonunda.
Bir çiçek büyütürdüm, varsın solsun sonunda. Bir omuz ısıtırdım, varsın gitsin sonunda. Dokunurdum.
Ben eriyene dek, o eriyene dek, biz hiçleşip karışıncaya dek bu derin boşluğa, dokunurdum. Ama yok bir hayatım daha. Bir hayat daha yok.
Yok.