Edebiyata "Oblomovluk" gibi bir kavram kazandıran bir kitap Oblomov. Oldukça üşengeç olan birisi olarak kendimden çok şeyler buldum bu kitapta. Bir nevi kendimi başkasının gözünden görmüş gibi oldum. Bazı zamanlar uyumaktan başka hiçbir şey yapasım gelmez. İnsan içine karışmam, kimseyle görüşmem, sabaha kadar oturur akşama kadar uyurum. Yataktan kalkasım gelmez. Yapmak zorunda olduğum şeyler varsa bunları ertelerim. Arayan soran olursa binbir türlü bahaneyle başımdan savarım. Sonra bir şekilde bu periyot gelir geçer, eski durumuma dönerim. Meğer dönem dönem ben de Oblomov oluyormuşum da haberim yokmuş. :) Bundan rahatsızlık duymuyorum aslında. Hayat her zaman koşuşturmaca şeklinde ilerliyor ama bazen kenara çekip beklemek ve dinlenmek gerekiyor. İnsan kendi içine dönüyor böyle zamanlarda.