Ares ares

Ares ares
@Ates8
Bilim, kendimizi ve başkalarını kandırmamanın en gerçek yoludur.
İngiltere’de “Entelektüel" sözcüğü akla hemen "fildişi kule", “burnubüyüklük"gibi çağrışımlar getiriyordu. Raymond Williams da son kitaplarından Keywords'te bu içkapatıcı düşünceyi vurgular. "Yirminci yüzyılın ortalarına kadar entelektüel, entelektüalizm ve enteiijansiya gibi sözcükler" der, İngilizcede büyük ölçüde olumsuz tınlamalarla kullanılmıştır; bu olumsuz tutumun hâlâ sürmekte olduğu da açıktır. '(1) 1. Raymond Williams, Keywords: A Vocabulary of Culture and Society”
Kitap Alıntısı
Reklam
BBC'nin ister İngiltere'de ister İngiltere dışında olsun kamusal hayatta Amerika'nın Sesi gibi devlet kuruluşlarının veya CNN gibi Amerikan televizyonlarının sahip olamadığı itibarlı bir konumu olduğu doğru. Bu itibarın nedenlerinden biri de BBC'nin Reith Konferansları'nı ve yer verdiği diğer tartışma programlarıyla belgeselleri, resmi makamların onayladığı programlar olarak değil, izleyici ve dinleyicilerine ciddi, çoğu zaman da seçkin düşüncelerle tanışma imkanı veren vesileler olarak sunması.
Kitap Alıntısı
“1945’te II. Dünya Savaşı son bulduğunda, Amerika o kadar güçlüydü ki (bütün dünya ekonomik üretimin %35’i Amerika’ya aitti) dünyaya, kendi tercihlerine göre şekil vermesi kaçınılmaz görünüyordu.
Kitap Alıntısı
“O anki bir doğa kanunuymuş gibi, her yüzyılda tüm uluslararası sistemi kendi değerlerine göre yeniden biçimlendirecek kuvvet, irade ve entelektüel ve moral güce sahip olan bir ülke ortaya çıkmaktadır. XVII. yüzyılda Kardinal Richelieu’nün yönetimindeki Fransa, uluslararası ilişkilere, ulus-devlet kavramına dayanan ve nihai amaç olarak ulusal çıkardan güç alan modern yaklaşımı getirmiştir. XVIII. yüzyılda, Büyük “Britanya, sonraki 200 yıl boyunca Avrupa diplomasisine egemen olan güç dengesi kavramını geliştirmiştir. XIX. yüzyılda, Metternich’in Avusturya’sı, Avrupa Anlaşması’nı yeniden kurmuş ve Bismarck’ın Almanya’sı da Avrupa diplomasisini soğukkanlı güç politikası oyununa döndürerek bu anlaşmayı yıkmıştır.
Kitap Alıntısı
Spinoza’nın en önemli eseri olan Etik'in yaklaşık dörtte biri “tutkuların esaretinden kurtulma”ya adanmıştır. Bir psikiyatr olarak, bu bölümü kendi tutkularıyla bilinçli bir şekilde mücadele etmeden yazmış olamayacağına inancım tamdı.
Kitap Alıntısı
Reklam