"halkın sessiz bitmez tükenmez sabırla dolu bir kederi vardır. bu keder kabuğuna çekilmiştir hiç sesi çıkmaz. bir de gözyaşlarıyla taşan sonra da kendini kapıp koyveren bir kader vardır. bu hâl en çok kadınlarda görülür. ama bu da sessiz kederden daha hafif değildir.
sızlanmanın doyurucu yanı içteki acıyı deşip taşırmaktan ibarettir. böyle bir keder avunma da istemez. çaresizlik onun besinidir. sızlanmalar kanayan yarayı büsbütün azdırmak ihtiyacından başka şey değildir."