Keşke dursaydı.
Tam şu an o aptal zaman dursaydı.
Piyanonun tuşuna son kez bastığında çenesini omzuma yeniden yasladı ve tek vücut olmuş halde öylece bekledi. İkimizde sessizce bir süre öyle kaldık.
"Bizi bu güne hapsedemez miyim?" diye sordu sesinde kederle. Bakışlarım ona döndüğünde gözünden bir damla yaş süzüldüğünü gördüm. "Beni boşver, seni hapsedemez miyim her şeyden korumak için?"
Elimin tersiyle yanağını silip onu öptüm.
İnsanların, sevmedikleri şeylerin suçunu şeytana atmak gibi tuhaf bir huyları vardı. Bizi diri diri yanarken seyretmekten keyif alan insanların ta kendisiyken kötülüğü bize atfetmeleri son derece ilginçti.
Rhonda gülüp başını iki yana salladı. "Aşık olduğum kişinin aslında Peter değil, kafamdaki Peter olduğunu fark ettim. Ama bunun ne demek olduğundan emin değilim. O da bu işin içinde sanırım."