Hem hayal ederim, hem yürürüm. Kapatırım gözlerimi. Meksika'dan Çin'e giderim. Ordan da cennete. Sonra Kanada'ya. Ordan da cehenneme. Bavula gerek yok. Kendimi götürmem yeterli. Benim ilacım böyle küçük odalardır. Böylesine atılan voltalardır. Beş adımda atılan denizler, beş adımda tırmanılan dağlardır.
Velhasıl iyilik ve kötülük, bencillik ve fedakarlık, ne kadar karşıtlık varsa ruhumuzda, hangisinin galip geleceği babamızın şahsiyetiyle alakalıdır.
Baba kötüyse, korkaksa, sevgisizse, şefkatten yoksunsa, bir çırpıda çıkarıveriyorsa evlatlarını gözden, hiç iyilik beklemeyin o çocuklardan.
Tanrı varsa insan aklının sınırları olduğunu da bilir. Yoksulluğu, haksızlığı, açgözlülüğü, yapayalnızlığı, bütün bu karmaşayı o yaratmadı mı? Mutlaka çok iyi niyetlerle girişmiştir bu işe, ama sonuçlar felâket. Tanrı varsa bu dünyayı erkenden terk etmeyi seçen yaratıklara karşı cömert davranacaktır, hatta bizi burda vakit harcamaya zorladığı için özür bile dileyebilir.