Keşke uzak diyarlardan bir diyarda olsam,
Orada kimseyi tanımasam.
Ağaçlar, çiçekler, doğa olsa bana yoldaş,
Kitaplar eşlik etse bana.
Kimse sorumluluk yüklemese sırtıma,
Göğüslemesem şu ağır yükleri…
Rüzgâr anlatsa bana eski masalları,
Dallar fısıldasa unuttuğum adımı.
Zaman yavaş aksa, acele etmeden,
Günler dokunsa ruhuma sessizce.
Bir göl kenarında dursam uzun uzun,
Yüzümde hafif bir huzur, içimde derin bir suskunluk.
Ne geçmiş çağırsa beni geri,
Ne gelecek kurcalasa içimi.
Sadece var olsam…
Bir kuş gibi, bir yaprak gibi,
Hiçbir yere ait olmadan ama eksik de hissetmeden.
Ve belki o diyarda
Kendimi ilk kez tanısam,
Yüklerimden arınmış,
Hafiflemiş bir kalple
Sessizliğe karışsam.