Kırlangıçlar Göç Ettiğinde, her ay Tefrika Dergisi'nde.
Örümcek ağına bir adım at, üzerindeki kar taneleri ayağını kesmeyecek, söz veriyorum. Dengede durmak zor değil. Burada düşmek yok.
INFP | Virgo
Selçuk Üniversitesi Fars Dili ve Edebiyatı Bölümünde Öğrenci 1/4
"... Kırışıklığa sadece benim gibi yaşlıların yüzünde tahammül edebiliyorum, gerçi bence o bile fazla ya."
Yaşlı teyze tekrar kafasını kaldırıp Kiki'ye gülümsedi.
"Ama sizin kırışıklıklarınız bence güler yüzlü olmanızdan kaynaklanıyor," diye karşılık verdi Kiki de gülerek.
Çoğu zaman kararlarımızı akılcı/rasyonel beynimizle veya korteksimizle verdiğimizi düşünürüz fakat gerçek öyle değildir. Kararların büyük bir çoğunluğu, ortadaki duygusal beyin ile alttaki sürüngen beynin duygusal yönlendirmeleri ve dilsiz ittirmeleri sonucunda alınan kararlardır.
"Ama Peter," dedi Francis.
"Ama deme. NASA'nın uzaya, çılgının tekini göndermeye karar vermeyeceğini kim nereden bilebilir? Yani, bizden iyisi mi olur? Yani, deli bir astronota, o bayrağı görünce asker selamı çakan tipli birinden daha inandırıcı gelir insanlara. Uzaya her türden insanı göndermeye karar vermeyecekleri, aralarında da bizden biri olmayacağı ne malum? Bir gün politikacıları, bilim adamlarını, hatta turistleri bile gönderebilirler. Belki bir deliyi uzaya yolladıklarında, boşlukta, bizi tutacak yerçekimi olmadan süzülmenin, şey, faydalı olacağını keşfederler. Bilimsel deney gibi bir şey yani. Belki..."
Durakladı, nefes aldı. Evans konuşmak için ağzını açtı, ama başlayamadan Napolyon kekeleyerek "Peter haklı olabilir," dedi. "Belki bizi yer çekimi delirtiyor."
Kleo atıldı. "Bizi toprağa mıhlıyor."
"Omuzlarımızdaki bütün o ağırlık..."
"Düşüncelerimizin yükselip dağılmasını engelliyor..."
Odadaki hastalar, ardı ardına başlarını sallayarak onaylamaya başladı. Birden, hepsinin çenesi yine açıldı. Önce onay mırıltıları, sonra ani bir coşku yükseldi.
"Uçabiliriz, boşlukta asılı durabiliriz."
"Kimse bizi tutamaz."
"Bizden iyi kaşif mi olur?"