Aykuşağı

Aykuşağı
@Aykusagi
Kırlangıçlar Göç Ettiğinde, her ay Tefrika Dergisi'nde. Örümcek ağına bir adım at, üzerindeki kar taneleri ayağını kesmeyecek, söz veriyorum. Dengede durmak zor değil. Burada düşmek yok. INFP | Virgo
Oluşturulan dünya ilgi çekici, lakin...
4/10
·344 syf.··
2023 90. kitabı
İlk ve ikinci kitabı tek seferde yorumlamam gerekirse, kurgulama bakımından tam bir gençlik romanı olduğunu, okuma geçmişi olmayan biri için oldukça sürükleyici ve şevklendirici olduğunu söyleyebilirim. Bir iki yerde beni şaşırtmayı başardığını bile söyleyebilirim. Yine de yazarın amatörlüğünden midir çevirmenin kelime dağarcığından mıdır bilemiyorum ancak dilini fazla basit buldum. Tekrarlayan şu, 'Aniden, hızla, sertçe,' gibi söylemler, olay akışının arasında reklama girer gibi mekan betimlemelerinde bulunmalar, karakterlerin ister istemez ilahlaştırılması... Karakter gelişimi açısından değerlendirildiğinde kötü değil, yine de klişe. Yalnız, yarım bırakma huyum yoktur. İkinci kitabı da telefonuma indirmiş bulunduğum, köyde yapacak başka bir şey bulamadığım için dinlemeye başlamıştım. Sıcağı sıcağına yorumlamak ne kadar doğru bilmiyorum lakin oldu da bitti maşallah temalı o sondan sonra yazara dair başka herhangi bir kitabı okuyacağımı hiç mi hiç sanmıyorum. Okuduğunuz için teşekkürler.
Bilim-Kurgu
Wildcard: Joker Oyuncunun HikayesiMarie Lu · Yabancı Yayınları · 20195,3bin okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Ayşe Kulin bu kitaptan da esinlenmiş...
9/10
·384 syf.··
Beğendi
·
2023 88. kitabı
Beğenip beğenmediğim konusunda çelişkilere sahibim. Bir önceki incelemem olan Tutsak Güneş'te atıfta bulunulan bir kitap olduğu için hemen peşinden okumak, aradaki esinlenilmiş parçaları görmek istedim. Din odaklı diktatör rejim, tek yaptığı 'bilmek' olan kadınlar, isyankar annelerin pasif kızları gibi şeyler görüyorum fakat beni kızdıran şeyler olmadı değil. Ana karakterin mücadeleden korkmasını hem anlıyorum hem de ona bağırıp çağırmak, 'Senin bir kızın var, kes şunu!' diye silkelemek istiyorum. "Yazılmamış şey kalmadı, artık mevzu anlatımda," diye bir söz var. Hak veriyorum. Atwood beni Kulin'den daha fazla sarstı. Her şeyden önce bize bile isteye 'Kötü, doyumsuz, salt şeytan' bir hükümet değil, bir şeyleri yapmak zorunda kalınca elini kırmızıya bulamaktan çekinmeyen bir rejim sunuyor. Elbette güllük gülistanlık değil. Acı, gerçekçi, ürperten bir yanı var. Okuyan kişiden mi bilmem, dinlerken beni bir sürü duygunun içine sürükledi. Gerçi sanmıyorum. Atwood ne yaptığını ve ne yazdığını biliyormuş. Her ne olursa olsun bize bir tanıklık eseri vermeyi hedeflemiş. Kulin ona özenmişse de yeterince başaramadığı belli bariz ortadaydı. Karşılaştırmak haddime değil belki lakin bu benim kişisel incelemem. Söz konusu tanıklık eserinde mücadeleye değer o kadar çok unsur varken sadece kişisel arzularının peşinden giden, bilen ancak eyleme geçmeyen birinin varlığı, hele de hassasiyetim olan çocuklardan yana olunca beni anlayıştan daha fazlasına, öfkeli bir empatiye sürükledi. Daha fazla ne diyebilirim, emin değilim. Elimde baskısı olsaydı kesinlikle altı çizili cümlelerle ve betimlemelerle dolu olurdu.
Damızlık Kızın ÖyküsüMargaret Atwood · Doğan Kitap · 201914,7bin okunma
Eğertopyadan doğmuş, sol görüşlü bir distopya...
4/10
·440 syf.··
Beğendi
·
2023 86. kitabı
Dinlediğim ilk sesli roman olmasının yanı sıra, köyde, bahçede çalışırken okuma hızımı da oldukça ileri taşıdı. Lise zamanında bir arkadaşımdan basılı halini ödünç almış, emaneti güzel koruyamamış ve hasarlı bir şekilde, özür dileyerek, yarım bırakmış hâlde geri teslim etmiştim. Yarım bırakmaları sevmem, o yüzden görünce hemen dinlemeliyim dedim. Gelelim şahsi yorumuma... Kitabın her yerinde karşıma çıkan şu propaganda paragrafları olmasaydı, günümüz, daha doğrusu 2013 Türkiye'si ile bu kadar bağdaştırmasaydım daha çok odaklanabilirdim diye düşünüyorum. Dikkatimi dağıtıp, yazarın ne yapmaya çalıştığını bir başka yazar olarak gördükçe 'Keşke bu kadar bariz yapmasaydın bunu, çarpıcılığını yitirmiş, öğüt vermeye, isyana dönmüş,' diye içten içe olumsuz düşüncelere kapıldım. Gezi olaylarında yaşananlar bir yana, hayal ettiği, daha doğrusu eğer böyle olursa Ramanis Cumhuriyeti'ne dönüşürüz korkusu ona karanlık bir eğertopyayı göstermiş. Siyasi görüşünü kitaba böylesine entegre eden ve karakterlerini de bu şekilde inşa eden bir yazar, bizi ekseriyetle tek tip düşünmeye iter, eleştirmenin çerçevesini daraltır. Hâliyle, bu distopyanın içinde sadece baskıcı bir rejim ve ona başkaldıran eğitimli ya da eğitimsiz bir güruh var. Rejimin sadece akla yatkın olmayan kararnameleri bize gösteriliyor vesaire. Bakış açıları daha zengin örülmüş, iki hatta üçten fazla yorum sunulmuş olsaydı kitap fazlasıyla ses getirebilirdi ancak burada her ne olursa olsun bir, 'Benim doğrularım bunlar ve haklı olduğum için siz de uyanın,' dayatması var. Bir eksiklik, yavanlık söz konusu. Distopyalar çelişkiler ve ikilemler içerdiğinde daha akılda kalıcı oluyor. Düşünmeye itiyor. Burada böyle bir ikilem söz konusu değil. Kitabın sonu da ayrı bir düş kırıklığıydı zaten. Ana karakterimizin annesini
Bilim Kurgu Distopya
Tutsak GüneşAyşe Kulin · Everest Yayınları · 20156,2bin okunma
İncelikle ve İlmek ilmek Örülmüş Bir Roman
9/10
·480 syf.··
Beğendi
·
2023 85. kitabı
Katzenbach gibi, Gerritsen gibi isimlerin övgüyle söz etmiş olmaları bir yana, kendim ne diyebilirim diye şöyle bir düşünmeme izin verin lütfen. Kitapta her ne olursa olsun Madeleine en sevdiğim karakter oldu. Gurney'in tüm o saplantılı dedektifliğine rağmen böylesi bir kadının dışarıda bir yerlerde var olabileceği, yasına rağmen yazılabilmiş olması, eşine aşina olduğum bir sabırla yaklaşması ve eşler arasındaki o kapanmaz yaraya rağmen çelişkilerle ve uyumla iç içe geçmeleri... Bir anne olarak evladını yitirmiş. Buna rağmen 'veda' edebiliyor. Bana da kendi kitabımı yazma sürecinde umut oldu. Gerçekçi olduğu kadar zekice konuşabilmesi ve düşünüyor olması, yazarının erkek oluşunu gölgede bıraktı. Kusuruma bakmayın, cinsiyetçilik değil maksadım. Sadece, erkek yazarların kadın karakter, kadın yazarların da erkek karakterler konusunda fazla kurgusal davrandıklarını düşündüğüm bir dönemden geçiyorum. Maalesef, bunu ne kadar istemesem de benim de yaptığım bir gerçek lakin elimden geleni yapıyorum. Kitabın genel bütünlüğüne gelecek olursak, katil konusunda önceden bir tahmin bulunabildiğim söylenemez ve daha... Dramatik ve hazin bir sahne bekliyordum. İşler doruk notasına ulaştığında ise Gurney'in yazımını taktir etmeliyim. Doğru hamleyi yaptı. Eh, kriminoloji ilmim evvelinde izlediğim pek çok film ve dizi, okuduğum kitaplar sağ olsun geniştir. Yine de yeni bir şeyler öğrenmiş oldum. Zaten amacım da bir polisiye nasıl yazılır onu görmek. Mercek altında incelemek. Gerçi olay akışına kendimi kaptırıp yine bir şeyleri kaçırdım ama olsun. Tavsiye eder miyim sorusuna gelecek olursak, kuzenimden alıp iki sene rafımda beklettikten sonra sonunda okuyabilmiş olmanın getirdiği ferahlamayla, sonlara doğru nefesinizi tutacağınıza garanti verebilirim.
Polisiye
Aklından Bir Sayı TutJohn Verdon · Koridor Yayıncılık · 20231,633 okunma
Bitti Ancak Belki de Bitmemiştir
10/10
·261 syf.··
Beğendi
·
2023 84. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 13 Temmuz 2023 16:57
Bitirdikten sonra dünya klasiklerinden biri olduğunu öğrendiğim, muhteşem bir şaheser. İmgesel anlatımı, güç ve iktidarın çocuk dahi olsa insan üzerinde nasıl etkiler oluşturabileceğini, demokrasi ve faşizmin çatışmasını, iyi ve kötünün savaşını okumuş oldum. Karakterlerin hepsi de ayrı ayrı başka bir sistemi ya da kavramı temsil ediyordu ki bu gerçekten çok hoşuma gitti. İyi ki okumuşum.
Dünya Klasikleri
Sineklerin TanrısıWilliam Golding · İş Bankası Kültür Yayınları · 201097,3bin okunma