Gökhan

Gökhan
Mihi canto et musis. Dibacem gokhanayso.blogspot.com/2025/05/hakkmda... Sosyal Medya x.com/Ayso007 instagram.com/ays_0 Kendime notlar hatırlatmalar denemeler...
Bâtınen hiç, zâhiren mühendis.
İstanbul Teknik Üniversitesi
Alanya/İstanbul
Alanya
82 okur puanı
Temmuz 2021 tarihinde katıldı
Diyor ya şair “hatasız insan yok bize mahcubiyet lazım” o misal. İnsan fıtratı gereği nefsinin arzularına mahpes. Yanlışı idrak ve utanç insanın süsü. Diğerkamlık, vakar bu minvalde mümin olana farz. Lakin arsızın süsü kibir. Kibire kibir hak. Nefretimizden değil rızai ilahiden. Nefsimiz içinse rab iddiamızdan vurur. İddiamızdan ona sığınırız. Kırmızı bayrak bir işaret. Mesafe ve durulacak yere limit. Başımızdaki yer ve tepemizdeki yer ayrı. Bilmeyene kısas hak.
Duygu ve Düşünce
Edebiyatın En Tatlı Eşleşmeleri!
Peki ya sizin favori kitabınız hangi tatlı olurdu?
Acılar çekebilecek yaşa geldiğim zaman acıyla uğraşacak yerlerimi yok ettim diyor ya şair
İsmet Özel
İsmet Özel
. O misal ; Kırılacak yerlerimi yok ettim önce, Öyle bir vurdumduymazlık, öyle bir aldırmayış. Aynı yerden bir daha kıramasınlar diye. Kinsiz ama nasıl kifayetsiz... Hüsnüzan ile ama suizana cedel ile, Dünyalık gibi lakin aleme bigane , Önce mesafe, Çekiyorum okları üstüme, Sessizlik...ne adilik, Hissizlik... mış gibi. Gamsız olanlar cennette. Bîgam! Öyle sansınlar bizi dualarımızda yer verdiklerimiz, Öyle bilsinler cenneti paylaşmak istediklerimiz, Esenlik dilerim habilim, Gönlümden aklımdan düşmeyenim...
Şiir
sophrosyne
Gölgelerin ilizyonu insanlığı ait olduğu çağda hareketsiz bırakmıştır. Eflatunun devletinde mağara alegorisi karanlıkta kalan insanı resmetmişti. Augustinus ise güneşe uzun süre bakmanın insanı nasıl kör ettiğini ele almıştı. İslam filozofları eflatunu benimserken hristiyan teologları augistinus'un üzerinde fazlaca durmuştur. Hem müslüman hem hristiyan teologları insanlığın karanlıkta kaldığı konusunda bu minvalde aynı yolun üzerine düşmüşler. Burada güneş teknolojik ilmi yani batının gözünü kör eden dünya renklerini sembolize ederken, eflatunun gölgeleri batıla düşmüş ve o bataklıktan çıkamayan doğuyu ve asyayı temsil ediyor. Romalılar denge ve zerafet manasına gelen " sophrosyne" kelimesini iç ve dış yönetim felsefesi olarak benimsemişlerdir. Göz burada hem bir iman hem de bir hükmetme organıdır. Kentlerini evlerini buna göre dizayn etmişler ve hayatlarında bu dengeyi esas tutmuşlardır. Bugün hayatlarımızdaki çürümüşlük bu dengenin yokluğu değil midir ? Gözlerimiz asıl görmesi gerekeni görmekten uzakta değil midir ?
Duygu ve Düşünce
Allah rahmet etsin. Taksiratını affetsin. Mekanını cennet eylesin.
İlber Ortaylı
İlber Ortaylı
Duygu ve Düşünce
Ümmîlere içlerinden bir peygamber gönderen O’dur. O peygamber onlara Allah’ın ayetlerini okur, onları arındırır ve onlara kitabı ve hikmeti öğretir. Halbuki onlar daha önce açık bir sapıklık içindeydiler. Henüz onlara katılmamış olan diğeri insanlara da (o peygamber gönderilmiştir). O mutlak güç sahibidir, hüküm ve hikmet sahibidir. Bu Allah'ın lütfudur, Onu dilediğine verir. Allah büyük lütuf sahibidir. Tevrat'la yükümlü tutulup da onunla amel etmeyenlerin durumu kitaplar taşıyan eşşeğin durumu gibidir. Allah'ın ayetlerini inkar eden topluluğun hali ne kötüdür ! Cuma Suresi (1-2-3-4-5)
Kuran-ı Kerim Türkçe Meali
Kuran-ı Kerim Türkçe Meali
Kitap Alıntısı