Henüz kitabı bitirmedim lakin aklıma şu anda gelenleri kaçırmadan yazmak istedim. Kitabı okurken sürekli alıntı paylaşma isteği duyuyorum. Keşke bunları ben yazmış olsaydım dediğim birçok pasaja rastladım. Bana inanılmaz hitap etti diyebilirim. Varoluşsal sancı, derin iç muhakemelerle bir iç ses konuşması bir monolog... Kendisiyle vakit geçirebilme kapasitesi olan herkesin keyifle okuyabileceği bir eser olmuş.
Kitabın bir bölümünde diyordu ya insanların beni nasıl gördüğünü bilmek isterdim diye...
Şule gürbüz kadın yazarlar arasında entelektüel kapasitesi ülke standartlarının üstünde, Türkçesi ve düşün kapasitesiyle el üstünde tutulması, tavsiye edilmesi gereken yazarlarımızdan. Beyaz Türk tabiri varsa- ki kendini bu şekilde sınıflandırmaya çalışan mukallit bir özenti ve aşağılık kompleksi ile kendini muhitinden soyutlayan, yeni bir görünüş verme çabası ile deyim yerindeyse züppeliğe soyunmuş süper ahmakları ayırıyorum- sanıyorum o kişi için
Şule Gürbüz dür diyebiliriz. Sayıları azdır ki sayı tabiri bu insanlar için oldukça alçaltıcıdır. Kendisi şahsiyet sahibi nevişahsına münhasır genç kadın dimağlara özellikle hemcinslerine örnek teşkil edilebilecek, memleketin insanını tanıyan hem doğuyu hem batıyı iyi bilen tahsilini vaktini kendi talihini imar etmek için harcamış asilzade diyebileceğimiz, hatta bizde şu anda soylu sınıfı diye bir klasifiye olsa bizzat o sınıfa mensup olabilecek bir değerimiz. Keşke moda bugünlerde Şule gürbüzgillerden olabilmek olsa.
Okuduğum en ilginç kitaplardan birisiydi. Filibeli Ahmed Hilmi efendi kitaba şöyle giriş yapıyor;
"Bu kitabı hakikat aşkıyla yanan, akılla kavranamayacak konuları merak eden insanların zevkle okuyacağı kanaatindeyim. "
Kişinin içsel çatışmalarının tasavvufi deneyimlerle bir kitaba aktarılmış hali diyebilirim. Tefekkür ettik sayesinde..."
Filibeli Ahmed Hilmi anlatımında bolca retorik ve sembolizm kullanıyor. Ayrıca aralara beyitler serpiştirilmiş. Bu anlatılmak isteneni şüphesiz daha keyifli hale getirmiş.
Kelile ve Dimne 'yi okuyanlar ne demek istediğimi daha iyi anlayacaktır. Lakin bahsettiğim kitaptan farklı olarak bu kitapta hikayelerde ağır mistisizm var ve yazarımız bunları bir alegori tadında harika yazmış. Kitap bölümlere ayrıldığı için okuması kolay ve keyifli. 150 yıl kadar önce yazdılığını da göz önüne alırsak görünen alem ile alakalı o dönem için görülmeyen bir takım şeylere de hissi olarak değiniyor. Kalp gözü açık mı diyelim yazarımız için ben tam olarak hangi yakıştırmayı yapacağımı bulamadım. Hülasa; ben kütüphanenizde bulundurmanızı tavsiye ederim.
İyi okumalar.
Not: Kaknüs yayınlarının yayına hazırladığı bu kitap 23 baskı yapmış. Yayına hazırlayan Muhammet Çiftçi ve Dipnotları hazırlayan Ali Yıldız'ı tebrik ediyorum. Özellikle dipnot kısımları çok faydalıydı. Diğer yayınevlerini bilmiyorum ama ben bu baskıyı okumanızı tavsiye ederim.
A'mâk-ı HayalFilibeli Ahmed Hilmi · Kaknüs Yayınları · 202022,2bin okunma
Kitabı bitirmek benim için bir irade terbiyesiydi. Kendimi Tarkovski yada Nuri Bilge Ceylan filmi içinde hissettiğim zamanlar oldu. Dolayısıyla içerik olarak herkesi tatmin etmeyebilir. Her nasıl bu