Veroçka

Veroçka
@Aysegul5535
Türkçe öğretmeni
Dokuz Eylül Üniversitesi Buca Eğitim Fakültesi
5 Ocak 1993
19 okur puanı
Mayıs 2020 tarihinde katıldı
Şu anda okuduğu kitap
Amat Eseri Üzerine Bir Tahlil
8/10
·235 syf.··
2022 62. kitabı
Eser üzerine bir tahlil çalışması yaptım. Kitabı bitirdikten sonra bu incelemeyi okursanız bana teşekkür edeceğinizden emin olabilirsiniz. Verdiğim emeğin daha çok okura ulaşması için beğenip paylaşırsanız benimde size teşekkür edeceğimden emin olabilirsiniz. 1. Toplumsal Yapı ve Yönetim Sorgusu Amat, bir postmodern alegori olarak toplumsal yapıyı ve yönetim biçimlerini sorgular. Olaylar bir gemide geçer ve bu gemi mutlak bir yönetim sistemini simgeler. Gemideki personel, halkın farklı sınıflarını temsil eder: zengin, fakir, işçi ve devlet çalışanları. Gemi, bir devletin hiyerarşik yapısını ve otoriter yönetimini yansıtır. Kitap aynı zamanda çok sayıda metafor içerir ve karakterler, toplumsal yapının baskıcı yönlerini ve güç dengesini sorgulayan figürler olarak karşımıza çıkar. 2. Uğursuz Sayılar ve Gemi Yolculuğu Kitabın 18. sayfasında birbirinden bağımsız 58 ve 247 sayıları geçer. Bu sayıların rakamlarının toplamı 13 eder ve 13, birçok inançta uğursuzluk anlamı taşır. Kitapta gemi, uğursuz bir yolculuğa çıkmadan önce bu sayılarla uğursuzluğu çağrıştırır. 3. Zamanın Döngüsü ve 247 Sayısı Gemideki 247 kişilik personel, hem toplumsal sınıfları temsil eder hem de zamanın döngüsünü simgeler. 247, 7/24 olarak kullanılan bir ifadedir ve zamanın sürekliliğine yapılan bir göndermedir. Bu sayı, gemideki her şeyin sürekli bir döngü içinde olduğunu, bireylerin ve sistemlerin sürekli bir değişim ve kontrol içinde olduğunu gösterir. Gemi, mutlak yönetim sisteminin ve devletin hiyerarşik yapısının bir yansımasıdır. 4. Metaforik Duygular ve Ayna İmgesi Kitabın başlarında, 25. sayfada “üzeri kırmızı bir atlasla örtülü kara çerçeveli bir boy aynası” cümlesi geçer. Aynalar, bireyin kendisiyle hesaplaşmasını simgeler. Fakat kara çerçeveli olması, ölümle veya kaçınılmaz sonla
Amatİhsan Oktay Anar · İletişim Yayınları · 20256,9bin okunma
Veroçka
Harika bir yazı.
Reklam
Puan vermedi·176 syf.··
Beğendi
·
2026 7. kitabı
Elimden bırakamadan okudum bu kitabı; bir yandan da duvara fırlatıp atma isteğiyle. Beni en çok sarsan metinlerin ortak noktası bu galiba: insanı uçlarda dolaştırmaları, rahatsız etmeleri, kaçacak yer bırakmamaları. Vejetaryen aslında çok yakından tanıdığımız bir meseleyi odağına alıyor: tahakküm. Erkek egemen sistemin kadın bedeni ve iradesi üzerindeki tahakkümünü, insanın hayvan bedeni üzerindeki sınırsız tahakkümüyle birlikte düşünüyor. Çünkü ikisi de aynı ahlaki kökten, aynı şiddet dilinden besleniyor. İlk bölümde, kadının vejetaryen oluşu bir tercih değil, bir bedensel grev gibi. Kocası için mesele karısının ne hissettiği değil, evde et pişmemesi. Ailesi için mesele kızlarının ruh hali değil, “damada mahcup olmamak”. Kadın, kendi hayatının öznesi değil, başkalarının konforunu sağlayan bir düzen parçası. Ataerki burada kaba bir şiddetle değil, gündelik alışkanlıklarla işliyor: “normal” olan her şey, kadının silinmesi üzerine kurulu. İkinci bölümde bakışın enişteye geçmesiyle şiddet biçim değiştiriyor. Kadın bu kez bir fantezi nesnesine dönüşüyor. Bedeni çiçeklerle boyanıyor, bitkiye benzetiliyor. Daha rafine bir kılığı var bu sefer düzenin: Kadın, bu kez de güzel bir yüzey, üzerine anlam yazılacak bir tuval. Kadının insanlığını görünmez kılan bir fetişizm bu. Üçüncü bölümde ise en sarsıcı bakış geliyor: abla. Güçlü, ayakta kalan, hayatı sürdüren kadın. Ama onun içinde baktığımızda anlıyoruz ki, bu “sağlamlık” bir özgürlük değil, bir zorunlu dayanıklılık. Kocasının aslında bir eş ya da bir baba olmadığını biliyor, ama yine de o evliliğin içinde kalmaya zorluyor kendini. Kız kardeşi dünyaya “hayır” dediği için çöküyor; abla “evet” demeye devam ettiği için tükeniyor. Han Kang’ın romanı, kadın bedeninin nasıl hem şiddetle hem arzuyla denetlendiğini; ataerkinin
Edebiyat
VejetaryenHan Kang · April Yayıncılık · 20259,7bin okunma
Veroçka
Aynı hislerle okumuşuz.
"Vatanseverlik, efendim, bir namussuzun son sığınağıdır..." Dr. Johnson
Sayfa 267 - YKY·Kitabı okudu
Edebiyat
Veroçka
👍👍👍