Robert Musil’in “Ahmaklık Üzerine” adlı bu kitabı aslında bir konuşma metni. Avusturya Sanatçılar Birliği’nin daveti üzerine 11 ve 17 Mart 1937 günleri Viyana’da yaptığı konuşma. Modern edebiyatın en önemli yazarlarından birisi Avusturyalı yazar. Oldukça da donanımlı, hem felsefe hem de psikoloji alanlarında doktorası var. En tanınmış eseri “Niteliksiz Adam”, bu konuşmasında da “Niteliksiz Adam” kitabına çokça atıfta bulunuyor.
Şöyle diyor: "Rotterdamlı Erasmus büyüleyici ve bugün hala tazeliği koruyan Deliliğe Övgü adlı eserinde, insan dünyaya gelirken birtakım ahmaklıklara sahiptir.” Referans verdiği bu kitap benim 20’li yaşlarımın başında elime alıp tam da anlayamadığım ve sonra vazgeçip bıraktığım kitap. Her kitabın bir okuma yaşı, gerekli bir asgari olgunluk seviyesi vardır. İleriki zamanlarda okuma listeme bir not.
Erasmus, bu kitabıyla, 16. yyda. çağının kilisesine ve o kilisenin mensuplarına en acımasız eleştirileri yöneltmiş, bu niteliğiyle “Deliliğe Övgü”, çağlar boyunca bağnazlığa karşı kaleme alınmış en yetkin düzeydeki başyapıtlardan biri olmuştur. Reform/ Yenilikçi Devrim 16. yüzyılda başlatılarak tüm Avrupa'yı etkilemiş ve Katolik Kilisesi'ne karşı yapılmış dinsel bir hareket, bu hareket Avrupa'nın değişim ve dönüşümüne sebep olmuştur.
Erasmus ile ilgili kısa bir parantezden sonra gelelim Ahmaklığa. Ahmaklık nedir? Musil, ahmaklığı kibirden, kendini beğenmişlik ya da köylü kurnazlığından ayrı tutmaktadır. Ahmaklığın öncelikle "anlama gücünden yoksunluk" anlamına gelmediğini, dolayısıyla akıllılığın tam anlamıyla zıddı olmadığını düşünür. Detaylı düşünmeden bir eyleme kalkışmak da ahmaklıktır.
Ahmaklıkla ilgili konuşacak herkesin kendisinin akıllı olduğunu varsaymasının, bunu ifade etmenin de bir tür ahmaklık göstergesi olarak kabul eder. Bazı