Aytuğ Tokur

10/10
·104 syf.··
Beğendi
·
2021 41. kitabı
·
20 günde okudu
·
Okunma: 20 Ekim 2021 08:03
Orwell, kısa ve vurucu fablında, hayvanların iki ayaklılardan ele geçirdikleri ve artık kendilerinin hükümsürdüğü çiftlikteki değişimler üzerinden aslında hep var olan ve sonu gelmeyen farklı ülkelerdeki oligarşik düzenin ihanet ve zulüm iktidarını anlatmaktadır. Yazılı kuralların eşitlik ilkesine aykırı olarak tüm hayvanlara uygulanmadığı, kuralların farklı yorumlandığı, yönetici sınıflara göre değiştirildiği; kahramanların önce ötekileştirilip sonra hain ilan edildiği, var olmayan hayali düşmanlar üzerinden idare edilen kitlenin sindirildiği, tüm olumsuz gidişatın hayali düşmana ihale edildiği, idare edilenlerin daha ağır ve olumsuz şartlar altında çalıştırılmalarının yanında farklı ses çıkaranların infaz edildiği bir sistemin hikayesi. Gücü elinde bulunduranların diğerlerine göre daha eşit olduğu düzenin başarılı bir ifadesi.
Hayvan ÇiftliğiGeorge Orwell · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2021296,7bin okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
8/10
·212 syf.··
Beğendi
·
2021 39. kitabı
·
20 günde okudu
·
Okunma: 22 Eylül 2021 10:08
Alper Canıgüz, okuyucuya 2004 yılında başlayıp 1994 yılında, paralel evrende, devam eden  akıcı bir hikaye sunmakta. 2 günde bitmesi muhtemel olan eser, 90ların ekonomik, siyasi gündemine de atıflar yapan yer yer okuyucuyu güldüren bir anlatıma sahip. Esas kadro Aziz, Nergis, Abdül; yardımcı oyuncular Saffet, Esat bey ve eşi Nurgül hanım, Hıdır ve tabii ki İskender Doğan. Boşanmanın ardından yaşadığı savrulmayı sürdüren Aziz, Nergis'i unutamamıştır, kızı Zeynep'in gösterisinde çıkan yangın sırasında boyut değiştirmiş ve geçmişe dönerek bazı şeyleri değiştirebilmek adına bir şans daha elde etmiştir. Yer yer komik ve eleştirel yorumlar yapabilen Aziz karakteri benim için 7 bölümle birlikte yerle bir olmuştur. "Onun her adımıyla kainat, kıyametten varoluşa doğru istikamet değiştiriyor" dediği ve evlenmek istediği kadını, sebebi her ne olursa olsun, başka bir adamın (Abdül) evinde kazara görmüş ve bırakın adamı hastanelik etmeyi, sinir krizi geçirmeyi ciddi bir tepki göstermeden ve Nergis'i de o adamla ardında bırakarak olay mahallinde uzaklaşmıştır. Nergis, kainata yön veren güzel, tabii Aziz için... Sorumluluk sahibi, gerçekçi bir karakter. Nergis hakkındaki düşüncelerim de genel anlamda olumsuz. Aziz, kendisini aldattığında bitirmeliydi, çünkü aşk herşeyi affetmez! İlişkiyi bitirmedi ve hazmettiyse, kusursuz bir hafızaya sahip kadınlar için ne kadar mümkünse, konu kapanmalı Yayınevi Genel Yayın Yönetmeni Esat bey ile intikam almamalıydı. Nergis, aslında Aziz'in hayallerindeki kadar etmediğini bu eylemiyle tüm dünyaya ispatlamıştır ki bu aldatışı 'ahlaken' Aziz' e söymekle kendini yükümlü gören karaktere ödettiği bedele bakınca ilişkiyi yara almadan sürdürmesi hiçbir şey ifade etmiyor! Ah Abdül! Nergis'le ilişkisi olduğu düşündürülen sayfalarda nefret hisleri uyandırsa
Kan ve GülAlper Canıgüz · Alfa Yayınları · 20208,9bin okunma
Hayatta Kal ve Buna Değecek Bir Anlam Bul
10/10
·166 syf.··
Beğendi
·
2021 40. kitabı
·
35 günde okudu
·
Okunma: 24 Eylül 2021 13:47
Kitabı okurken yazarın yaşadığı kamp ortamı ve göremediği, haber alamadığı karısı ile ilgili cümleleri üzerine yazılmıştır: Uyku yok gözlerimde 'Toplama Kampı'nın ayaz kaplı kış sabahında. Yırtık, ıslak botlarımla kar üstünde yürürken, eridi bedenim ciddi anlamda zayıfladım da. Bugün, belki yarın ölüme yürüyor olacağım, 'Gaz Odaları' çok yakın. Edilen küfürler, tekmeler kimin umurunda. Yaşamı sürdürmenin çok da anlamı yok aslında, seni bir kere daha görme ihtimali dışında... Zihnimde bir 'Dolunay', zihnimde bir 'yıldız yağmuru', 'ayışığım' akıyor tüm göklerden aşağıya doğru, aydınlatıyor ölüm kaplı tahta barakaları... Kangren olsa da parmaklarım, bir an için sımsıcak seni düşleyen tüm bedenim. İNCELEMEM II. Dünya Savaşı'nda en fazla yaşama mal olmuş Nazi toplama kampları arasında yer alan ve hayatta kalma oranının 28'de 1 olduğu Auschwitz'den sağ çıkmayı başaran bir nörolog, psikiyatrın gerçek hikayesi. Kapolar, SS Subayları, Gaz Odaları, fırınlar, insanlığını yitiren kitleler ve hala Aziz olarak kalabilen azınlık. Soğuk kış şartları, yetersiz beslenme, aileden haber alınamadan geçen yıllar, sonu görünmeyen savaşta tahta barakaların ufuklarında belirsizliğin yıkımı... Herşeye rağmen insanın verili koşullar altında tavrını seçebilme özgürlüğü olduğunu savunmakta yazar. Ve bu hayatta kalabilme direncini gösterebilmek, seçilen bir anlama tutunmaya bağlıdır. Anlam arayışı hayatın temel motivasyonudur. Ve hayat en sefil koşullar altında bile anlamlıdır. Önemli olan herhangi bir durumda en iyisini yapabilme iradesi, ızdırabı kazanıma, zafer hikayesine çevirebilme gayretidir. Frankl, insan ruhunun meydan okuma gücünü hafife almamamız konusunda da ısrarcıdır. Logoterapi'nin de kurucusu olan yazar insan varoluşunun özünü sorumluluk duygusunda bulur. Kesinlikle okunmasını
Hayat
İnsanın Anlam ArayışıViktor E. Frankl · Okuyan Us Yayın · 202651,4bin okunma
9/10
·152 syf.··
Beğendi
·
2021 37. kitabı
·
16 günde okudu
·
Okunma: 23 Ağustos 2021 17:02
Yazarın maksadına kesinlikle ulaştığı 'sarsıcı' bir hikaye, kitap bittikten sonra etkisini bir süre daha devam ettiriyor. Açıkçası Melek'ten gerçeği öğrenene kadar hikayeyi de algılamak pek mümkün değil. Sahipsiz bir kıza, insanlık onurunu yerle bir edercesine, sapık bir yalı ihtiyarının çektirdiği ızdırabın şahidi, suskun ve günahın ortağı bir mahalle. Ölmeyi hak eden bir sapığı öldürdüğünüzde o değersiz leşi için elbette harekete geçilecektir. Peki ya o sahipsiz kızın yıllarca çektiği eziyet, bu eziyetin farkında ve ortağı olan bir mahalle dolusu insana ne demeli! Süreci durdurmak için zerre çaba göstermeden ihtiyara uyarak zulmün devamını sağlamaktır o sessizliğin günahı. Şahsiyet dizisinde Reyhan'ın başına gelenleri anımsattı bana biraz da eser. Yalçın'ın simgesel olarak zorbalıkla itham ettiği Hüsrev beyi beceriksizce öldürüp Meleği kurtarmak isterken hissettiklerinde ise Suç ve Ceza'daki Raskolnikov'un evsahibi ihtiyar kadına duyduğu haklı kini anımsadım. Yalçın'ın da itiraf ettiği gibi Melek kendi intiharı dışında olayları önleyebilecek fiziksel ve ruhsal bir güce sahip değil, baskı ve şiddet ona doğal yaşamın parçası olarak benimsettirilmiş. Yalı görevlileri olan Yalçın'ın annesi Emsal kalfa ve babası da durumun farkında olup zengin karşısında maaş karşılığı susmayı tercih eden günaha en yakın isimler ki bedelini oğulları ile ödediler. Masumların korunmadığı coğrafyalardaki feryatlar, o bölge sakinlerinin de evlerini başlarına yıkacaktır!
Asılacak KadınPınar Kür · Can Yayınları · 202611,7bin okunma
6/10
·264 syf.··
2021 34. kitabı
·
26 günde okudu
·
Okunma: 25 Temmuz 2021 14:25
Güney Afrika Cape Town'da yaşayan David Luire, 52 yaşında 2 başarısız evlilik yaşamış ve dürtüleriyle hareket eden bir akademsiyendir. Öğrencisi Melanie ile yaşadığı ilişki tahmin ettiğinden daha pahalıya mal olacak ve 'savunma' yapmadığı sorgulamanın neticesinde utanç verici bir biçimde üniversiteden ayrılmak zorunda bırakılacaktır. Kızı Lucy, Afrika kırsalında bir kasabada çiftlikte yaşamaktadır. Lucy, Afrikalı 3 genç tarafından tecavüze uğradıktan sonra bir daha sağlıklı karar alamaz. Öyle ki okuyucu çileden çıkartan bir teslimiyet ve dengesizlik içindedir. David bu altüst oluş sonrası 2. defa utanç yaşamıştır. Kendini toparlamak için geldiği kasabadan kızının hayatta kalması uğruna ayrılmaları için başarısız bir mücadele verir. David, kızına göre daha mantıklı, her kadınla ilgilenebilen, gücü pek çok şeye yetmeyen bir karakterdir. Lucy, yaşadığı derin sarsıntı sonrası yine de o kasabada kalmayı seçen, kendisine yapılan saldırıyı, yüzyıllardır 'beyaz adam'ın yaptığı katliam ve tecavüzlerin karşılığı olarak gören ve bunu bir tür bölgesel vergi tahsilatı olarak adlandıran saçma bir kabulleniş içindedir. Bunlara ilaveten hamile kalan ve çocuğu doğurmak isteyen Lucy, tecavüzcülerinden birinin ya da komşusu Petrus'un (saldırganları azmettiren) 3. karısı olmayı hazmedebilecek midesizliktedir. Kitap merak uyandıran ve kendini okutan ve yer yer vurucu cümleler barındıran bir dile sahiptir. Fakat çok fazla konu üst üste işlenmeye çalışılırken ardında çok fazla cevapsız soru bıraktığı görülmektedir.
UtançJ. M. Coetzee · Can Yayınları · 20183,536 okunma