...Ve güz geldi Ömür Hanım. Dünya aydınlık sabahlarını yitiriyor usul usul. İnsanın içini karartan bulutların seferi var göğün maviliğinde. Yağmur ha yağdı ha yağacak. İncecik bir çisenti yokluyor boşluğunu insan yüreğinin. Hüznün bütün koşulları hazır. Nedenini bilmediğim bir keder akıyor damarlarımdan.
Her şey yeniden görünür olmuştur, tüm sadeliğiyle, tüm sertliğiyle. Çıkrıklar buraya, çitler şantiyeye, oraya, daha ötede yolun üstünde nihayet insanlar belirirler, çok daha uzaklardan gelir onlar. Tam aydınlanamamış günün içine donmuş paketler halinde sızarlar. Önce şafağın önünden geçerek yüzlerine ışık bulaştırırlar. Daha uzağa giderler. Açık seçik görebildiğimiz tek şey onların soluk ve sade yüzleridir; gerisi daha hâlâ geceye aittir.