Azad Akbulut

Azad Akbulut
@AzadAkbulut
Ankara Hukuk
Ankara
28 okur puanı
Aralık 2020 tarihinde katıldı
Evrensele Aykırının Kanuniliği Sorunu?
Puan vermedi·320 syf.··
Beğendi
·
2020 6. kitabı
Evet Eichmann Holokost’ta Yahudilere karşı işlenen suçların baş sorumlularından biri olarak Kudüs mahkemesinin önüne çıkar. İddianame siyasi saiklerle hazırlanmıştır, davanın başlangıcında dava savcısı bu duruşmada adaletin değil kefaretin sağlanacağı anlaşılan konuşmasını yapar. Eichmann’ın iddia makamının ileri sürdüğü gibi sapık ve sadist bir kişilikten ziyade normal bir insan olması, yahudilere karşı ilave bir kin, nefret taşımaması mahkeme heyetinin kabullenmediği, kabullenmemesi gereken iddianameyi çökertecek bir husustur. İddianameye göre Eichmann bir Yahudi düşmanıdır ve nazi dönemindeki Yahudi pogromunda motor gücü Eichmann’ın bireysel kini oluşturur. Duruşmada Eichmann tarafı yani sanığın ileri sürdüğü ise isnat edilen suçların emre itaat sonucu gerçekleştiği yönündedir. O dönem de Eichmann tarafından yapılan bir çok eylemin 3.Reich(Nazi Almanya’sı) hukuk düzenine göre yasal olması meselenin Eichmann’ın sadist bir kişilik taşımasından ziyade dönemin Almanya koşullarına göre değerlendirilmesi gerektiği kapısını aralar. Dönem koşullarına baktığımızda, Hitlere karşı 20 Temmuz suikast girişiminin altında yatan saik milyonlarca insanın faşist uygulamalar sonucu katledilmesi değil Hitlerin yaptığı yanlış savaş politikaları sonucunda savaşın kaybedileceği ve Almanya’nın şanının lekeleneceğidir. Yani o günün Almanya’sını vicdan terketmiştir diyebiliriz. Öldürmeyeceksin gibi evrensel bir kural Kant’ın ortak aklı, bireylerin vicdanının varacağı ortak bir sonuçla netleşebilirdi. Ancak o günün ortak aklı ve vicdanı führerin ağzından çıkan kelimelerdi. Totaliter yönetimlerde bireylerin vicdansızlaşmasından ziyade fikirsizleştirilmesi bu kadar ağır yıkımları ortaya çıkarmaktadır. Totaliter bir yönetimde en işlevsel yurttaş fikirsiz yurttaştır. Fikirsiz toplumun ortak
Hukuk
Kötülüğün SıradanlığıHannah Arendt · Metis Yayınları · 2022987 okunma
Reklam
Kadın
Bugün insan hakları dersinde hocam Harun TepeHarun Tepe çok güzel bir cümle kurdu dedi ki “Biz erkekler gezmek için dağa - ormana falan gittiğimizde bir elimiz silahımızda, hep tetikte ilerliyoruz, saldırı anı (hayvanlar ya da başka bir insan zarar verir korkusuyla) için hazır ve korkuyla yürüyoruz. Kadınlar günümüz dünyasında aynı bir ormanda - dağda gibi tekinsiz hissediyor.” Dünya kadınlar için ıssız bir ormana dönerken, insanlık hukukun avuçlarında eziliyor. Yaşatma hakkı nerede? Hani kutsal olan yaşatma hakkı? Bu övüle övüle bitirilemeyen “insan hakları” nerede? Bir kadın olarak yoruldum, ormanda yürümekten kendimi korumak için mücadele vermekten, en doğru insana bile güvenememekten çok yoruldum. Ve çözümler bile çözümsüz kalırken şu satırları ifade etmeyi dahi anlamsız bulurken yine de paylaşmak istedim. Yüreklerine sığdıramadıkları ‘kadını’ elleriyle katledenlerin ‘elleri’ kesilmedikçe hiçbir ruh huzur bulmayacak.. anitsayac.com
1000Kitap
Biraz hukuk felsefesi..
En hoyratça araç kullanan trafik polisi veya baba parası yiyenler olur. Biri kamu gücü diğeri sermayenin gücü. Güç kuralı koyandır. Ancak kurallar yalnız güçsüzlere uygulanır.
Felsefe
Sonra cehennemin içine girdiler. Cehennemdi. Ateş. Dört bir yanları. Orda kim varsa öldürdüler. Çocukları öldürdüler. Kadınları. Koyunları. Tokluları. Kurtları. Köpekleri. Erkekler zaten yoktu. Otları öldürdüler. Taşları. Toprakları. Ağaçları. Geceyi ve gündüzü.
Sayfa 31 - Can yayınları·Kitabı okudu
Edebiyat
Sen dünyaya geldiğinden beri güneşin etrafında 118 defa döndü dünya.. Nazım Hikmet RanNazım Hikmet Ran
Reklam