Azad Akbulut

Azad Akbulut
@AzadAkbulut
Puan vermedi·88 syf.··
2021 1. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 01 Ocak 2021 13:21
Bir doğa düşü. Kapalı gözlerde gerçeğin izdüşümü. Ağır insanlık dramı ile dorukları belirsiz dağların çarpışması. Yalınlık çerçevesinde dolaşan Ferit Edgü. Şiddetle önerilir efendim..
Edebiyat
Yaralı ZamanFerit Edgü · Can Yayınları · 2007643 okunma
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Evrensele Aykırının Kanuniliği Sorunu?
Puan vermedi·320 syf.··
Beğendi
·
2020 6. kitabı
Evet Eichmann Holokost’ta Yahudilere karşı işlenen suçların baş sorumlularından biri olarak Kudüs mahkemesinin önüne çıkar. İddianame siyasi saiklerle hazırlanmıştır, davanın başlangıcında dava savcısı bu duruşmada adaletin değil kefaretin sağlanacağı anlaşılan konuşmasını yapar. Eichmann’ın iddia makamının ileri sürdüğü gibi sapık ve sadist bir kişilikten ziyade normal bir insan olması, yahudilere karşı ilave bir kin, nefret taşımaması mahkeme heyetinin kabullenmediği, kabullenmemesi gereken iddianameyi çökertecek bir husustur. İddianameye göre Eichmann bir Yahudi düşmanıdır ve nazi dönemindeki Yahudi pogromunda motor gücü Eichmann’ın bireysel kini oluşturur. Duruşmada Eichmann tarafı yani sanığın ileri sürdüğü ise isnat edilen suçların emre itaat sonucu gerçekleştiği yönündedir. O dönem de Eichmann tarafından yapılan bir çok eylemin 3.Reich(Nazi Almanya’sı) hukuk düzenine göre yasal olması meselenin Eichmann’ın sadist bir kişilik taşımasından ziyade dönemin Almanya koşullarına göre değerlendirilmesi gerektiği kapısını aralar. Dönem koşullarına baktığımızda, Hitlere karşı 20 Temmuz suikast girişiminin altında yatan saik milyonlarca insanın faşist uygulamalar sonucu katledilmesi değil Hitlerin yaptığı yanlış savaş politikaları sonucunda savaşın kaybedileceği ve Almanya’nın şanının lekeleneceğidir. Yani o günün Almanya’sını vicdan terketmiştir diyebiliriz. Öldürmeyeceksin gibi evrensel bir kural Kant’ın ortak aklı, bireylerin vicdanının varacağı ortak bir sonuçla netleşebilirdi. Ancak o günün ortak aklı ve vicdanı führerin ağzından çıkan kelimelerdi. Totaliter yönetimlerde bireylerin vicdansızlaşmasından ziyade fikirsizleştirilmesi bu kadar ağır yıkımları ortaya çıkarmaktadır. Totaliter bir yönetimde en işlevsel yurttaş fikirsiz yurttaştır. Fikirsiz toplumun ortak
Hukuk
Kötülüğün SıradanlığıHannah Arendt · Metis Yayınları · 2022991 okunma
PALTO FİGÜRÜ İLE KASTEDİLEN ÜZERİNE BİR İNCELEME
10/10
·96 syf.··
2020 4. kitabı
Kimilerince yeni başlayanlara bir başlangıç okuması olarak önerilen bir kitap. Bu kesinlikle bir yanılgıdır. Kitaptaki kahramanımız Akakiy Akakiyeviç edebiyat dünyasının şüphesiz en sarsıcı karakterlerindendir. Ve bir kitabı değerlendirirken sayfa sayısına göre bir kolaylık addetmeyeceksek Palto'yu yeni edebiyat okuyucularına ancak daha sonra tekrar okumaları şartıyla önerebilirim. Palto tıpkı Gogol'un müfettişi gibi eleştirinin keskin kılıcını kuşanmış bir edebi eserdir. Eleştirilen Rus bürokrasisidir. Eleştirinin yöntemi ise Palto'dur. Palto Rus bürokrasisinde insanların değerlerini belirleyen unsurdur. Paltosu iyi olan en mühim adam olacaktır. Yamalı paltolar orta derece memuriyet sağlar. Paltosuzluk ise kaale alınmama sebebidir. Palto aslında Rusyada'ki liyakattır. Ehilliğin kazanılması paltonun hünerine bağlıdır. Liyakatı bilim olan toplumlar da iyi üniversitelere, liyakatı şiddet olan toplumlarda güçlü ordulara, liyakatı torpil yapacak bir dayı olan toplumlarda güçlü aile bağlarına rastlanır :) İşte Liyakatı palto olan toplumlarda ise maharetli terziler ile karşılaşılır. Başarılı üniversitelerin yerini en parlak, şık, alımlı paltoyu diken terzi almıştır. Bilimin yerini kumaş parçaları almıştır.Toplumdaki estetik kaygısı pahalı pabuçlar ile şık paltonun uyumundan ibarettir. Üst derece makamlar 'mühim adam'larca ele geçirilmiştir. Mühim adamın tek bildiği mühim olduğudur. ve mühim olduğu için mühim olmayanları kaale almamalıdır. Biz liyakatı bilim yaparsak eşit, hür ve adil bir düzenimiz olur. İş ehilini adalet tecellisini bulur. Yunusun da dediği gibi : İlim ilim bilmektir, ilim kendin bilmektir.
Edebiyat
PaltoNikolay Gogol · Ayrıntı Yayınları · 201546,3bin okunma
Puan vermedi·256 syf.··
2020 3. kitabı
YIKICI BİR SÜJE OLARAK SAHİP OLMACI KİŞİLİK ve MÜLKİYETE DAYALI İNSAN İLİŞKİLERİ Nesnelerin egemenliğine tabi bir eksende kurulan ilişki de baskın nesne ötekini yok edip sahip olarak tekliğini geliştirecektir. Newton mekaniğinde geçerli olan farklıların karşıtlığı üzerine kurulu çatışmacı ve yok edici anlayış insan ilişkilerin de de kurucu özne ilişkisi ile yer edinmiş bulunmakta. Newton mekaniği iki farklının bir arada bulunamayacağını çünkü her farklının varlığını ancak çatışmanın galip gelen tarafı olarak koruyabileceğimi düşünmektedir. Bu farklıya ve diğerine karşı galip gelme istemi insan ilişkilerinde de aynı şekilde yer almaktadır. Her birey kendini insan ilişkilerinin kurucu öznesi varsayıp çevresindeki diğer bütün canlı cansıza karşı ben merkezci bir yaklaşım sergilemektedir. Sevgi bağını kurarken de karşıdaki kişiye karşı içi boşaltılmış, mülkiyete dayalı, sahip olma kökenli bir sevgi gösterir durumdayız. Sevdiğimiz şeye karşı sevgi gösterisi onu bağımsızlığından kopartıp sahipliğimize almakla bir anlam ifade etmez. Sevgi karşılıklı bağımsızlığın korunması ve bu bağımsızlığın bir varoluş biçimine dönüşmesiyle anlamlı ve içi dolu bir hal alacaktır. Mülkiyete dayalı bir sevme anlayışı nesneleşmiş insan ilişkilerini ve insan doğa ilişkisini önümüze sermektedir. Bu durumda maddi anlamda güçlü olan ilişkilerin egemeni olacaktır. Sevmek estetiğe dayalı bütün özelliğini kaybedip sahip olmaya dönüşecektir. Bağımsızlığa dayalı olma temelli ilişkiler mülkiyete dayalı sahip olma ilişkisine dönüşecektir. Çürümüş ilişkiler çürümüş bir toplumun tetikleyicisinin. Bu toplumda tek ölçüt maddiyattan oluşur. Ahlak, din, siyaset gibi alt yapı kurumları hep parasal güce göre şekillenebilmektedir. Mülkiyet ilişkisinin sönümlendiği ve bireylerin olma temelinde varolduğu
Sosyoloji
Sahip Olmak ya da OlmakErich Fromm · Say Yayınları · 20154,772 okunma
TOTALİTER ŞİDDET ARACI OLARAK ŞEFFAFLIK
Puan vermedi·84 syf.··
Beğendi
·
2020 2. kitabı
Modern Kapatılma : Totaliter Şeffaflık Byung Chul han değerlendirmesini neo-foucaultyenlik çerçevesinde yapmak istiyorum. Foucault’daki fiziki kapatılma mekanlarının yerini Chul han’da dijital çağın sınırsız iletişim vaad eden mekanları alıyor. Dijital çağ da herkesin hem kullanıcı hem de içerik sağlayıcı olarak yer aldığı platformların geliştiğini görüyoruz. Bu platformlar birer içerik sağlayıcı olarak bize ciddi bir özgürlük ve sınırları belirsiz bir iletişim alanı sunmaktalar. Ancak bu sınırsız iletişim ortamı bir tüketim toplumunda sınırsız sergiye dönüşüyor. Dijital platformlar bireylerin bütün varlıklarını sergiledikleri birer teşhir alanı yaratıyorlar ve bu teşhirin ortaya çıkardığı pornografi toplumu kaçınılmaz olarak ortaya çıkıyor. Dijital platformlardaki her profil bize müthiş bir enformasyon sağlıyor. Bu enformasyon bilginin bilgilik değerinde de bir tartışma ortamı yaratıyor. Her şeyin bu kadar teşhir edildiği bir dünya da şeffaf olmamak bir toplum dışı edilme sebebi doğuruyor. Ve eğer toplum içinde kalmak istiyorsan teşhirde yerini alman gerekiyor. Şeffaflık bir totaliter şiddet aracına dönüşmüş durumda. Foucault’da gördüğümüz normal dışının kapatılması dijital çağda şeffaf olmayanların kapatılması olarak karşımıza çıkıyor. Serginin bir varoluş ölçütüne dönüştüğü toplumda değer ölçüleri de en gösterişli eşyalara sahip olanlar lehine işlemekte. Aslında bu noktada Guy Debord’un Gösteri Toplumu ile bir bağlantı kurmak hiç de yersiz olmayacaktır. Gösteri sahnesinde varolmak için varolduğumuz herşeyi sergilemem lazım sergilememek bir eksiklik hali olarak algılanıyor. Meta dışı hiçbir anlama yer verilmeyen bir gösteri hali. Halbuki unutulmamalı ki güzel gizin arkasında olandır. Şeffaflık gizle beraber estetik ile güzele de son vermektedir. Her şeyin apaçık
Felsefe
Şeffaflık ToplumuByung-Chul Han · Metis Yayıncılık · 20243,342 okunma