Gitdin ammâ ki kodun hasret île câni bile
Istemem sensiz olan sohbet-i yârâni bile.
Ey sevgili! Sen gittin, ama canımı hasretle başbaşa bıraktın. Sen olmadıktan sonra ben dostlarla sohbet etmeyi bile istemem.
İbn Ömer’den (ra) rivayet edildiğine göre Resûlullah (sav) şöyle buyurmuştur:
“Bir kadın, hapsederek ölümüne sebep olduğu bir kedi yüzünden azap gördü ve cehenneme girdi. Hapsettiğinde kediye bir şeyler yedirip içirmediği gibi, yeryüzündeki çeşitli (fare, böcek vb.) haşeratı yemesi için de onu salmamıştı.” (B3482 Buhârî, Enbiyâ, 54; M5852 Müslim, Selâm, 151)
İbn Mes’ûd’dan (ra) naklolunduğu üzere o şöyle demiştir:
Bir gün biz Resûlullah (sav) ile bir seferde idik. Peygamber Efendimiz (sav) abdest bozmaya gitmişti. Bu sırada yanında iki yavrusu bulunan küçük bir kaya kuşu gördük. Biz o yavruları aldık. Kuşcağız yavruları için kanat çırpmaya başladığı bir sırada Resûlullah (sav) geldi ve “(Yavrularını almak suretiyle) bu kuşu tedirgin eden kim? Yavrularını ona geri verin!” dedi. Bir defa da yakmış olduğumuz karınca yuvasını görmüştü ve “Onları kim yaktı?” diye sordu, “Biz yaktık.” deyince, “Ateşle yalnız ateşin sahibi olan Allah azap eder.” buyurdu. (D2675 Ebû Dâvûd, Cihâd, 112)
İbn Mes’ûd’dan (ra) rivayet edildiğine göre Resûlullah (sav) şöyle buyurmuştur:
“Üç kişi iseniz ikiniz diğerini bırakıp fısıldaşmasın. Çünkü bu, onu üzer.” (B6290 Buhârî, İsti’zân, 47; M5696 Müslim, Selâm, 37)