Gitdin ammâ ki kodun hasret île câni bile
Istemem sensiz olan sohbet-i yârâni bile.
Ey sevgili! Sen gittin, ama canımı hasretle başbaşa bıraktın. Sen olmadıktan sonra ben dostlarla sohbet etmeyi bile istemem.
İyâz b. Himâr’dan (ra) nakledildiğine göre Resûlullah (sav) şöyle buyurmuştur:
“Allah Teâlâ bana birbirinize karşı mütevazı olmanızı vahyetti. Artık kimse kimseye ne taşkınlık yapsın, ne de böbürlensin.” (M7210 Müslim, Cennet, 64)
﴿فَلَا تُزَكُّٓوا اَنْفُسَكُمْۜ هُوَ اَعْلَمُ بِمَنِ اتَّقٰى﴾
...Ve kendinizi temize çıkarmayın. Çünkü O, Allah’a karşı gelmekten sakınanları en iyi bilendir.
(Necm, 53/32)
﴿اِنَّمَا السَّبٖيلُ عَلَى الَّذٖينَ يَظْلِمُونَ النَّاسَ وَيَبْغُونَ فِي الْاَرْضِ بِغَيْرِ الْحَقِّۜ اُو۬لٰٓئِكَ لَهُمْ عَذَابٌ اَلٖيمٌ﴾
Ceza yolu ancak insanlara zulmedenler ve yeryüzünde haksız yere taşkınlık edenler içindir. İşte onlar için çok acıklı bir azap vardır.
(Şûrâ, 42/42)
Ebû Zer’den (ra) rivayet edildiğine göre Peygamber (sav):
–Allah Teâlâ kıyamet gününde şu üç kişi ile ne konuşur, ne onların yüzlerine bakar, ne de onları temize çıkarır. Onlar için can yakıcı azap vardır, buyurdu.
Hadisi nakleden kişi diyor ki: Resûl-i Ekrem (sav) bu sözü üç defa tekrarladı. Bunun üzerine Ebû Zer:
–Onlar rezil rüsvay oldular; kimdir onlar ey Allah’ın Resûlü (sav), diye sordu. Resûl-i Ekrem de (sav):
–(Elbisesini kibirle) yerlerde sürüyen, yaptığı iyiliği başa kakan ve yalan yere yemin ederek sattığı malın değerini artıran kimselerdir, cevabını verdi. (M293-M294 Müslim, Îmân, 171)
Müslim’in bir rivayetine göre “elbisesini uzatan” denilmiştir ki bu, kibir için elbisesini topuklarından aşağıya uzatan kişi demektir.