BirDem

BirDem
@BSerdar
“Her şey için tek şey diliyorum, Allahın gülleri yakamızı bırakmasın.” “Aşıklar kâr zarar gütmez kurbanım”
Anlıyor musun?
zaman buldukça uğra tek neşem bu benim beklemek ve bulmakla yaşadığım dili tutulmuş bu şaşkın sevinç. eşyalar geri çekiliyor sen gelince bir ayrıntı gibi içinde kaybolduğum sığ ilişkileri günlerin geri çekiliyor, dudaklarıma kadar yükselen sıkıntı suları tutunup kirpiklerinin ışığına mavi bir kıyıya çıkıyorum kurtuluyorum boğulmaktan. aldığım soluğu duyuyorum, varlığımı dünyanın benim için de var olduğunu. gülümseyen ve bağışlayan bir genişliğe dönüyor içimdeki keder dumanı kalkmış karlı bir dağ gibi açılıp aydınlanıyorum güneşinle inanıyorum yeniden sevgiye ve güzelliğe. aralarından ilgisiz geçtiğim insanlar -telaşlı, dalgın, uzak- daha bir dost görünüyor, daha bir sıcak içlerinden biri olduğumu duyuyorum iyi gözle bakabiliyorum herşeye gelişin hayata bağlıyor beni anlıyor musun zaman yarat ve uğra Şükrü Erbaş
Şiir
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Sis
İki şehri var gecenin, biri gözümde tütüyor, birinin dumanı üstünde yağmur gibi çöken siste, bana bu uykusuz şehri niye bıraktın, göze alamadığım bir şehrin yerine bütün şehirlerdesin, gece değil istediğin hayli karanlık bakışlı bir şehrin gözleriyle çarpışmak hevesindesin! Gözlerini anlıyorum henüz bağışlayabileceği gözleriyle çarpışmadı kimsenin; gözlerimizi uzaklıklar değil ki yalnız göze alamadığımız yakınlıklar da acıtır, ve gözleri ancak gözler bağışlayabilir, öyle acıyor ki gözlerim kim bağışlayacak, sis değil, uykusuzluk değil, iki uzak şehir gibi ayrılıktan kavuşmuyor gözlerim : Biri hepimizle gözgöze gibi hala uykusuz, biri sis içinde kirpiklerine kadar açık, bu sessizliği kim bıraktıysa, göremiyorum konuşkan gözlerinde tek sözcük bile, gözlerimiz birbirine değmiyor gecenin iki şehrinde Kimsenin kimseye gözü değmiyorsa, şiir niye ? Haydar Ergülen
Şiir
Rıhtımda
Bir beyaz gemiydi ayıran onları Kadın güvertedeydi, adam rıhtımda Şimdi unuttum yüzünü kadının Adamın gözleri aklımda Kana bulanmış bıçaklar gibi Uzun kirpikleri ıslaktı Adam dertli, adam darmadağın Dokunsalar ağlayacaktı Adam bitkindi, adam seviyordu Kalan kederdi, giden gemiyse Taş olduğu içindir dedim Rıhtım taşları erimediyse Derken bir düdük öttü ansızın Bembeyaz gemi gitgide ufaldı Korkunç yalnızlığıyla başbaşa Rıhtımda bir adam kaldı Ümit Yaşar Oğuzcan
Şiir
akşamın acı su karanlığı içinden soğuk kadife teması yalnızlığın şuh bir kahkaha balkonun birinden gizli işareti midir bir başlangıcın sevmek için geç ölmek için erken başbaşa çay elele yürümek derken boğaz vapurları mı iskele sancak telefonda kaybolmak sesini beklerken insan insanı yeniler doğrudur ancak sevmek için geç ölmek için erken içimdeki gökkuşağı besbelli neden bulutların içinden kuşlar yağıyor bir şiire başlarsın birini bitirmeden hiç kimse gözlerine inanamıyor sevmek için geç ölmek için erken sevmek sevildiğini bile farketmeden yaklaştıkça ölüm soğuk bir yağmur gibi sevmek zehir zemberek ve yürekten gecikerek de olsa vuruşur gibi sevmek için geç ölmek için erken Attila İlhan
Şiir
Selam Olsun
Selâm olsun bizden güzel dünyaya Bahçelerde hâlâ güller açar mı? Selâm olsun sonsuz güneşe, aya Işıklar, gölgeler suda oynar mı? Hepsi güzeldi kar, tipi, fırtına Günlerin geçişi ardı ardına. Hasretiz bir kanat şakırtısına Mavi gökte kuşlar yine uçar mı? Uzak, çok uzağız şimdi ışıktan, Çocuk sesinden, gül ve sarmaşıktan, Dönmeyen gemiler olduk açıktan, Adımızı soran, arayan var mı?... Ahmet Hamdi Tanpınar
Şiir