Bahar

Bahar
@Baharvalsi
Çünkü insana en çok kitap yakışıyor ve mürekkebin kuruduğu yerde kan akıyor ! anitsayac.com
@Baharvalsi·
·
sabitlendi
... Ve gerçekten nazik olanları gördü Ve onların yanına gitti Eşini buldu Ve hayatının günleri ona kaldı Cesurları ayırt etti Ve onlara yaklaştı Güvenilir olanları idrak etti Ve onlara katıldı Kızgınlığın altındaki şaşkınlığı gördü Ve hızla yatıştırdı Utangaçların gözlerinde sevgiyi gördü Ve onlara elini uzattı Ağzı sıkılardaki ıstırabı gördü Ve onların kahkahalarını elde etmeye çalıştı Sözcükleri olmayan adamdaki ihtiyacı gördü Ve onun adına konuştu Kadınların derinlerindeki sadakati gördü Hiçbir şeyleri olmadığını söylüyorlardı Ve kendisinden aldığı ateşle onları yeniden tutuşturdu Her şeyi gördü Kurt kirpiğiyle Hakiki olan her şeyi Ve sahte olan her şeyi Hayatın karşısına çıkan her şeyi Ve hayata dönen her şeyi Görülen her şeyi Kalbi sadece akılla değil Kalple de tartan Kirpiğin gözleriyle ...
Sayfa 503
Şiir
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Sarah Baartman'a Şiir
Seni eve götürmeye geldim eve, hatırlar mısın bozkırı? yemyeşil çimeni büyük meşe ağaçlarının altındaki hava serindir orada güneş de yakmaz. Bir tepenin eteğine serdim yatağını battaniyen çalı çırpıyla ve nane yapraklarıyla çevrili, sarı beyaz çiçeklerle kaplı akarsuyun şarkısı işitiliyor çakıl taşlarının üstünden sekerek akarken. Seni kaçırmaya geldim Didikleyen gözlerinden karanlıkta yaşayan insandan dönme canavarın emperyalizmin pençeleriyle senin bedenini parça parça kesip doğrayan
Şiir
Kargo Sana buraya bazı şeyler koyuyorum. Yol boyunca aklında olsun. Lazım olursa açar okursun, Olmazsa da olsun, bir zararı yok burada dursun. Şuraya bir cümle koydum. Bırak, acımızı birileri duysun. Hem zaten şiir niye var? Dünyanın acısını başkaları da duysun! Acı mıhlanıp bir kalpte durmasın. Ortada dursun. Olur ya biri eline alır okşar, biri alnından öper. Az unutursun. Buraya tabiatı koydum. Ağaçları, suyu, ovayı, dağı. Onlar bizim kardeşimiz, çok canın sıkılırsa arada onlarla konuşursun. Buraya, küçük mutlu güneşler koydum. Günlerimiz karanlık ve çok soğuyor bazı akşamlar, ısınırsın. Buraya, bir inanç bir inat koydum. Tut ki unuttun, tekrar bak, o inat neyse, sen osun. Buraya yolun yokuşunu koydum. Bildiğim için yokuşu. Zorlanırsa nefesin, unutma, ciğer kendini en çabuk onaran organ, valla bak, aklında bulunsun. Buraya umutlu günler koydum. Şimdilik uzak gibi görünüyor, ama kimbilir, birazdan uzanıp dokunursun. Buraya bir ayna koydum arada önüne geç bak; sen şahane bir okursun. Mesai saatlerinde çaktırmadan şiir okursun. N'olcak ki, bırak patronlar seni kovsun! Burada bir tutam sabır var. Kendiminkinden kopardım bir parça, (bende çok boldur) lazım oldukça ya sabır ya sabır, dokunursun. Burada güzel çaylar var. Bu aralar senin için çok önemli. Bitki çayları, kış çayları, şuruplar, kompostolar. Demlersin, maksat midene dostluk olsun. Şuraya Youtube'dan müzikler, Bach dinle filan, koydum. Ama müzik konusunda sen benden daha iyisin, koklayıp buluyorsun. Buraya bir silkintiotu koydum. Kırk dert bir arada canına yandığım, kırkına birden deva olsun. Birhan Keskin
Sayfa 9
Şiir
Virgülcüğüm
Virgülüm sende kalmış, Kitabın ortasından başlayarak, Anladığını sandığın, Cümlelerini yegâne yerinden tutarak aldığım, Yiğitlikle namertliği aynı meydanda, Savaştırdığın, Üzümünü yiyip, şaraplarını bıraktığın, Aşkı zâhiri ile aradığın, Bâtınî ile bulduğunu sandığın, Elmasını yemek dururken, Sapıyla oynaştığın, Elma ile sapı birbirine kattığın, Olana çomağını soktuğunu sanıp, Kibrinle çamura bulandığın, Virgülüm sende kalmış, Tüm yazacaklarına aşina olduğum... Bir eli, matemine fasulyeden verdiğim, Başına dahil değil iken, Oyuna sonradan aldığım, Bataklıkta yekçe bırakılmış iken, Oracıkta açan, Güllerimin dikeniyle, Ruhumu kanırttığım, Çamurlarınızı kendimce, Asilce temizlediğim, Kendiyle savaşında, Yeniden hakirce taşladığın, Ve yine yaralarımı nişangâh eylediğin, İlk taşını yine masumca attığın,
Sana Bir Tanrı Getirdim
Hani o iki kişilik dünyalar bizimdi Hani sen iyiydin Halden anlardın Hani sen git demiyecektin bana Ve ben herşeye rağmen gelecektim İçimde bir umut Ellerimde olgun meyvalar Dünya nimetleri Gözlerimde yanıp yanıp sönen bir pırıltı Ama ne sen gel dedin Ne de ben gelebildim herşeye rağmen Aşkımız ayrılıklarla başladı Deli dolu akan nehirlerden tas tas sular içtik Öyle ateşlerle doluydu yüreklerimiz öyle tutkundu Karlı dağların serinliğinde uyurduk geceleri Deniz fenerinin ışığında yıkanırdık Köpükten bir çalkantıydı içimizde zaman Ne yana baksak denizdi maviydi ışıktı Sonra bir çaresizlikti zifir Akıntıya kapılmış gemiler gibiydik Bir org çalınır gibi yanıbaşımızda Öyle kendinden geçmiş öyle başıboş Öyle derin duygular içindeydik anlatılmaz Sarhoş rüzgarlara bıraktık kendimizi Aldığını geri vermez dalgalara Görmediğimiz ülkeler gördük gün doğusunda Tatmadığımız yemişlerden tattık günahkar olduk Alevden bir tasta eridi günler Bir cehennem ateşiydi aşk içimizde Hiç sönmeyecekmiş gibi yanıyorduk
Şiir