Fırat Oslu

Fırat Oslu
@Baker
Ankara
10 Nisan
42 okur puanı
Aralık 2014 tarihinde katıldı
Ne yapalım? Günün birinde dostluklardan, insanlardan ve hayvanlardan ve ağaçlardan ve kuşlardan ve çimenlerden yapılmış vazife hissi ile çarpan yüreklerle dolu bir âlemde yaşayacağımızı düşünelim. Bir ahlakımız olacak ki hiçbir kitap daha yazmadı. Bir ahlakımız, bugün yaptıklarımıza, yapacaklarımıza, düşündüklerimize, düşüneceklerimize hayretler içinde bakan bir ahlakımız. O zaman hiç merak etme. Dostum Panco da bana hak verecektir. Kilise ahlakından söz açmayaçak. Dostluğun olağanüstü güzelliğini çocuklarına anlatacaktır.
Sayfa 8
Siyaset
Edebiyatın En Tatlı Eşleşmeleri!
Peki ya sizin favori kitabınız hangi tatlı olurdu?
sağ ve sol… Anladım ki bu iki kelime aynı anlayışsızlığın aynı kinlerin, aynı cehaletin ifadesidir. 
Sayfa 56
Olmak ya da yok olmak... İşte asıl mesele bu... Acaba zalim feleğin okuna, taşına göğüs germek mi, yoksa bu mihnet deryasına karşı koyarak hepsine son vermek mi daha asil bir hareket olur? Ölmek: Uyumak... Hepsi bu kadar... Ve bir uykuyla bütün kalp ağrılarını, vücudun yakındığı bin bir tabii derdi dindirebilmek... İşte varlığımızın özlediği netice! Ölmek, uyumak, uyumak! Belki bir rüya görmek... Ah, işte güçlük burada! Çünkü ruhumuz bu fani kalıptan sıyrılıp ölüm uykusuna daldığı an nasıl bir rüya göreceğimizi kim bilir? İşte bizi düşündüren ve uzun ömür felaketine katlandıran bu. Yoksa kim, bir yalın hançerle hayata son vermek varken zamanın darbelerine ve hor görmesine zalimin zulmüne, mağrurun küstahlığına, reddedilmiş aşkın sızılarına, adaletin sürüncemesine, mevki sahiplerinin hakaretine, liyakat ehlinin liyakatsizler tarafından aşağılanmasına katlanır? Kim bu yüklere tahammül eder? Eğer o keşfedilmemiş, o sınırlarından hiçbir seyyahın geri dönmediği o alem o ölümden sonraki şeyin dehşeti irademizi şaşırtmasa ömrün meşakkatleri altında terler, inler miyiz? Bütün bunlar bize bilmediğimiz fenalıklara atılmaktansa içinde bulunduklarımıza katlanmayı hoş gösteriyor. İşte hepimizi korkak yapan bu şuurumuzdur ve işte bu endişeler azim ve kararımızı solduruyor. Yüksek ve önemli girişimler bu sebepten dolayı yönlerini değiştiriyor, faaliyet özelliklerini kaybediyorlar.
Sayfa 94
Kültür-Sanat
Canıma kıymayı bile düşünmüştüm. Bu işten caymamın nedeni, ölümümden kimsenin duygulanmayacağı, ölümde, hayatta olduğumdan daha yalnız olacağımı düşünmemdir.
Sayfa 173
"Aman Kemal Bey, ölenle ölünmez, " demedi. Deseydi, ona Masumiyet Müzesi'nin ölenle yaşamak için yapılmış bir yer olduğunu söyleyecektim.
Sayfa 556