Tüm varoluş mertebelerden oluşur. Bunların bir ucu “bütünlük”, diğer ucu ise “ayrılık”tır. Bunlar zorunlu ilkelerdir ve olmazsa olmaz dinamiklerdir. Bütünlüğün en yüksek noktasında huzur var ancak farkların bilgisi yoktur. Ona en uzak noktada, farkların bilgisi var, huzur yoktur. Kendini her şeyden ayırma, korku, öfke, hırs gibi olumsuz nitelikler, bu uzaklık artttığında ortaya çıkar. Şeytaniyet alemi, kendini ayırmanın azaba vardığı yerdir. Maksat ise, her şeyin kapsandığı nokta olan “ merkez”dir, uçlar değil. Yani hem bütünlüğün zevki hem de farkların tadının alındığı, bulunması o en zor denge noktası. İşte bu noktada durabilene “insan” denir.