Üst-yapı, alt-yapı. Her ikisinde de insan faktörü ön planda. Alt yapıyı şekillendiren de insan zekası. İstihsal kuvvetleri, yani tabiatla güreşen insan. Dilsiz bir nesil, davasız bir nesil. Mâzisinden kopan,âtiye bağlanamayan bir nesil. Ve yarını bekleyen trajedilerden habersiz kalabalıği oyalamak için sahte meseleler ibda eden bir sözüm yabana entelijansiya.
Korkuların, şüphelerin ve aksi düşüncelerin seni
yönettiği sürece, senin dışında bir başkasına ya da herhangi bir şeye bağımlı
olman gerekecek. Kendini bundan kurtaramadıkça, bir şeye olan bağımlılığı
başka bir şeye olan bağımlılıkla değiştirip duracaksın.. Ama buna ne özgürlük
denir, ne de gelişme.
"Yaşamda boşluklar yoktur. Eğer kendini yeni bir biçimde düşünmeye ve davranmaya zorlayarak bu boşlukları bilinçli olarak sen doldurmazsan, bunu senin adına tüm zalimliğiyle dünya yapacaktır."
“ Denize kavuşmuş bir ırmağın sevincini yaşatmıyor bana kaybolmak, yükselen denizin kumda bıraktığı bir gölcüğüm ben, kumlar suyumu usulca emecek ve denize asla dönemeyeceğim.”