Batuhan

Batuhan
@Batuhan103
İntihar da bir değer yargısıdır, nihilistik olmayan tarafı vardır
Yalnızlık içinde kendi canına kıyan kişi, görünüşte başkalarının canı üzerinde kendine bir hak tanımadığına göre, bir bakıma bir değeri sürdürmektedir. Ölme kararından aldığı korkunç gücü ve özgürlüğü hiçbir zaman başkalarına hükmetmek için kullanmaması da bunu gösterir; her tekil intihar, bir kin ürünü olmadığı zaman, bir yerde cömert ya da horgörücüdür. Ama insan bir şey adına horgörür. Dünya intihar edene ilgisizse, intihar edenin kendisi için önemsiz olmayan, olmayabilecek olan şey konusunda bir görüşü bulunduğundandır. Her şeyi yıktığını, her şeyi kendisiyle birlikte götürdüğünü sanır insan, ama bu ölümden bile, belki de yaşamaya değecek bir değer doğar. Salt yadsıma intiharla tükenmez öyleyse.
“Kötü bir anıyı unutmanın en iyi yolu güzel bir tanesiyle değişmektir.”
Başkaldıran İnsan Sisifos Söyleni İnsan evrene sorar her şeyi 'bir'e indiren bir anlam için evren cevap vermez, sonsuzluğu özler ama ölür, insan olduğu kişi olmayı reddeder. Çelişkileri, bu ''absürd'' ilişkiyi dürüst bir şekilde kabul etmektir Camus'un felsefesi ve etik bir duruştur. Objektif anlam yoksa hayatta deneyimlenenin de üstüne çıkan subjektif anlam kurmayı ise kibir olarak görür bir nevi kendini aldatma (nietzche ve übermensch mantığını eleştirir). Deneyimi, yaşanan hayatı yani şimdiyi ve somut insanı önemser, ölüm cezasına bundan dolayı çok karşıdır.Deneyimin hakikat veya anlama çıkmayacağını kabul eder ama ona göre yaşamak değer yargısı vermek demektir. İntihar ederken bile ''bu hayat yaşamaya değmez'' diye yargı verir insan. Deneyimleri sezgisel bir şekilde adaletsizliğe ''başkaldırmaya'' götürür, sınırı aşan bir noktada insan ''buraya kadar'' der, bu değer yargısına göre yaşamak onun için etik duruştur, başkaldırmak sadece yıkmak değil kurmayı da hedefler, kurmak için sınırlı, ölçülü başkaldırıyı savunur. Çünkü 'insan onurludur''. İnsan üst bir anlam için, ''daha adaletli bir dünya'' için diğer insanların onurunu görmezden gelir, sınırı aşarsa başkaldırı değerini yitirir. Onun için adalet tümcül yaklaşımdır, bazı insanları dışlarken bazılarını üstte tutmaz. Tümcül olmayı savunur ama bu insanları düzene sokacağı ''bir anlam, bir anlayış'' değildir. İnsanlar ona göre 'anlam' ve 'gelecekteki cennet'' adına şimdiki zamanda adaletsizlikler yapar, sınırlarını aşar. Şunu umar: şimdiki cehenneme katlanacaksınız ki sonra cennet olacak. Şimdiki anı/deneyimi reddetmek, acı çeken insanları görmezden gelmektir bu ve Camus buna karşıdır. Bu düşüncelerle Nazism, Komünizm ve devrimi eleştirir. İnsanları yargılamamak, insanın Tanrı gibi mutlak

Batuhan

, bir kitap okudu
Puan vermedi·152 syf.·
7 günde okudu
·
Okunma: 16 Mart 2026 13:39
·
2026 7. kitabı
Albert Camus
7.4/10 · 1.736 okunma

Batuhan

, bir kitap okudu
Puan vermedi·360 syf.·
17 günde okudu
·
Okunma: 06 Mart 2026 03:57
·
2026 6. kitabı
Albert Camus
8.4/10 · 3.276 okunma
Güzellikten ve ona bağlı olan hazsal mutluluktan vazgeçiş, mutsuzlukta karar kılma, bir büyüklük ister; o büyüklük de bende yok. Ama, ne de olsa, dışlamaya zorlayan hiçbir şey gerçek değildir. Yalıtlanan güzellik sonunda suratını buruşturur, yalnız adalet sonunda ezer. Birini dışlayarak bir başkasına yararlı olmak isteyen kişinin hiç kimseye, hatta kendine bile yararı dokunmaz, sonuçta adaletsizliğe iki kez destek vermiş olur.