"Türk çocuğu Asya'dan gelirken kendi haysiyetini korumaya arslanlar gibi kabiliyetli idi. Müslüman olunca Anadolu'da, insanlığın haysiyetini koruyacak iktidarın sahibi oldu. Fatih o iktidarın mümessili, Yavuz o iktidarın sultanı oldular. Biz onların çocukları değil miyiz?"
"Fatih, kendi şahsiyetini yoğuran bu fetihleri, Manisa'da geçirdiği onüç yıllık çocukluk ve gençlik devresinde yaptı. Gençlik ateşlerini topladığı bu devirde, engin ovaya hükmeden tâ ilk çağların efsaneleriyle yüklü Manisa dağının yamaçlarında kurduğu kartal yuvasında ruhunu fetihlere, zaferlere hazırladı."
''Kuyucaklı Yusuf'', üniversite hayatıma başlamadan hemen önce merak edip aldığım sonrasında ''Kürk Mantolu Madonna'' ve ''İçimizdeki Şeytan'' eserleri ile devam edecek olan kitap okuma tutkumun mimarı olan eşsiz bir eser. Bunun yanı sıra okurken duygularıma hakim olamayıp gözümden yaşların süzülmesine sebep olan ilk eser özelliğine sahip. “Sarı benizli, naif, fakat kuvvetli ve dayanıklı bir çocuk'' olan Yusuf'un yalnızlığı, kasaba hayatından sıkılması, yabanlığı, toplumsal düzene uyum sağlayamaması, masumiyeti, doğallığı, haksızlığa tahammül edememesi ve aşkı gibi derin duyguların anlatıldığı gerçek bir Anadolu insanı hikayesi. Herkesin kendinden bir parça ve benzerlik bulabileceği bu eseri, herkesin bir çırpı da okuması gerektiğine inanıyorum. ''Etrafına daima bir yabancı gözüyle bakmış, hiçbir yere bağlanmak arzusu duymayan'' Yusuf'un hikayesini mutlaka okuyun. Saygılarımla...