Biz demişiz ki: Bu memleketin istiklali her şeyden üstündür. Milletin oluk gibi kan akıtarak kazandığı bu istiklâli, siyasi oyunlara alet edip, elden kaçırmayalım. Sömürücü devletlerin elinde oyuncak olmayalım!..
Cevap vermişler: Hain, satılmış, bolşevik ajanı!..
Biz demişiz ki: Yabancı sermayeye imtiyazlar vermeyelim, memleketin mali ve askeri işlerine yabancılar burunlarını sokmasınlar. Hem soyuluruz, hem de bir dünya patırtısı çıkarsa, arada biz eziliriz.
Cevap vermişler: Demokrasi düşmanı, Moskova ağzı konuşan kızıl!..
Biz demişiz ki: Halkın selametini temin ile vazifelendirilmiş olanların siyaset oyunlarına katılmaya, halka zulmetmeye, onu dövmeye ve halkın sırtına binmeye, onu tabutluklara kapatmaya hakları yoktur. Bunun önüne geçilsin.
Cevap vermişler: Bozguncu, devlet düşmanı, anarşist.
Biz demişiz ki: Yıllardan beri arkası gelmeyen dalavereler, arsa oyunları, memleket dışına para kaçırma rezaletleri, esrarı çözülmeyen cinayetler, millet malı soygunculukları alıp yürümüştür. Öte yanda, millet kara sabanın arkasında donsuz didiniyor. Bu gidişatın sonu hayra çıkmaz.
Cevap vermişler: Müfsit*, tezvirci**, komünist!..
Sayfa 179 - YKY, [Merhumpaşa, (4), 1 Kasım 1947], "Fikir ve Küfür" adlı metin
*Fesat, ara açan.
**Yalancı dolancı.·Kitabı okudu
İnsanları cinsel organlarının şekline, biyolojik özelliklerine, üremedeki işlevlerine bakarak "kadın" ve "erkek" olarak ikiye bölen ve onlara buna göre toplumsal bir statü tayin eden mekanizma nedir peki? Dünyaya bakış açımız olan bedenimizi yaşayışımızı, anlamlandırışımızı doğadan çok bu sınıflandırma, bu toplumsallaştırma etkilemiyor mu?
–zeynep direk
Sayfa 18 - Koç Üniversitesi Yayınları, Önsöz'den, cilt 1·Kitabı okuyor
"Cinsiyet farklılığı evrim içinde ortaya çıkmıştır ve doğada cinsiyet ikiyle sınırlanmak zorunda değildir, farklılaşma devam etmektedir."
–zeynep direk
Sayfa 18 - Koç Üniversitesi Yayınları, Önsöz'den, cilt 1·Kitabı okuyor
Kadının Mutlak Başka olmaktan çıkması, erkek gibi, ahlaki anlamda özgür bir kişi, özne olduğunun kabul edilmesi, sembolik bir mücadele olduğu kadar ekonomik bağımsızlık mücadelesidir. Diyelim ki kadın erkeğin "saygın eşi" olarak yeryüzünde bir yere sahip oldu, haklardan ve ekonomik bağımsızlıktan yoksun olduğu için o yere zincirlenmez mi? Kadın, erkeğin efendi olduğu bir dünyada ekonomik bağımsızlığa ve özgürlüğe sahip olsa bile, kendi değerleri uyarınca dünyaya yeniden şekil veremedikçe bu özgürlük içi boş bir özgürlük olmaz mı?
–zeynep direk
Sayfa 17 - Koç Üniversitesi Yayınları, Önsöz'den, cilt 1·Kitabı okuyor