Beyza

10/10
·253 syf.··
Beğendi
·
2016 148. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 19 Mayıs 2016 14:39
Coetzee'nin kitabı bize türlü türlü şiddetle örülü dünyalardan bahsediyor: entelektüel şiddet, erkeğin kadına şiddeti, beyazın siyaha yönelik şiddeti, insanın hayvana şiddeti... çözülebilen ve çözülemeyen örnekleriyle bunlar hayatın bir parçası ve kitaptaki insanlar bir şekilde hayatta kalmanın yollarını bulmak zorundalar. Baş karakterimiz David'in entelektüel dünyası kızı Lucy'nin barınağında ufalanıyor ve onun Batılı değerleri çok da kabul görmüyor; ancak Lucy'nin yaşadığı yerde hiç birşey farklı değil: onlar da barınakta sahipsiz köpekleri öldürüyorlar, bir tecavüz olayı yaşanıyor, olması gereken hiç birşey olmuyor. Siyahlarla beyazlar arasında aşılamayan sınırlar nasıl siyahların G. Afrika'daki geçmişinin bir yansımasıysa kadınların yaşadığı şiddetler de öyle: onlar da erkeklerin kadına yönelik şiddet tarihinin bir yansıması. Lucy başına gelenleri bir anlamda siyahların yaşadığı zulümlerin beyazlara ödettiği kötü ama anlaşılabilir bir bedeli gibi görmeye çalışsa da görmemekte direndiği bir başka zulmün de uygulayıcısı kendisi: o da sahipsiz, kimsesiz, yaşlı hayvanları iğneyle uyutarak öldüren bir barınak işletiyor. Yorumcu arkadaşlar köpeklerin siyahların durumunu simgelediğini söylemiş, ama aslında öyle değil, bir hayvan hakları savunucusu olan Coetzee bu sonu gelmeyen şiddet sarmalında hayvanların da sorgusuz sualsiz yok edildiğini söylüyor; hayvanlara yapılanlar, insanın insana ve insan olmayan herkese ve herşeye yaptığı zulümlerin çok aleni bir örneği. Kitapta verilen barınak örneği hayâl değil; ABD'de, Avrupa'da her ne kadar 10-15 senedir bu politikaya karşı çıkan barınaklar olsa da genelde sahiplenilmeyen ya da terkedilen hayvanlar "uyutuluyor". Earthlings belgeselinde ya da youtube.com sitesinde izleyebilirsiniz. Coetzee kitap boyunca hayvanların
UtançJ. M. Coetzee · Can Yayınları · 20183,533 okunma
Reklam
Hem din hem de ahlak, ahlaksızların ve dinsizlerin en keskin zekalılarından fazla, dindar ve erdemli geçinen ikiyüzlülerden zarar görür. Gerçek dinle gerçek ahlak, uygar bir toplumu birleştiren bağlardır; insanlara en çok mutluluk bağışlayan değerlerdir. Gelgelelim, dinle ahlak, sahtelik, yalan dolan ve yapmacıkla zehirlenip kokuşunca, toplum için belaların en korkuncu olurlar; insanların birbirlerine en akıl almaz zulümleri yapmalarına yol açarlar.
Sayfa 114·Kitabı okudu