Somurtuş ki bıçak, nâra ki tokat;
Zift dolu gözlerde karanlık kat kat...
Yalnız seccâdemin yününde şefkat;
Beni kimsecikler okşamaz mâdem;
Öp beni alnımdan, sen öp seccâdem!
hayat bize
mutlu olma şansı
vermedi sevgili,
biz kendimizden başka herkesin
üzüntüsünü üzüntümüz,
acısını acımız yaptık
çünkü. Dünyanın öbür
ucunda hiç tanımadığımız
bir insanın göz yaşı bile,
içimizi parçaladı. Kedilere
ağladık, kuşların yasını tuttuk...
Yüreğimizin zayıflığı kimi zaman hayat
karşısında bizi zayıf yaptı. Aslında
ne güzel şeydir, insanın insana yanması sevgili...
Ne güzeldir bilmediğin birinin derdine
üzülebilmek ve çare aramak. Ben bütün
hayatımda hep üzüldüm, hep yandım.
Yaşamak ne güzeldir be sevgili...
Sevinerek, severek, sevilerek, düşünerek...
Ve o vazgeçilmez sancılarını duyarak hayatın...
Yılmaz Güney
Bu zihniyet bitecek.
Bu düzen değişecek.
Erkeksin yaparsın.
Ee, Erkeksin elinin kiriii...
E, tabii Erkek.
E, Erkeksin milli olacaksın!
Erkeksin çocuğum sen ona göre davran.
Erkek dediğinin malı meydanda olur.
Erkektir bir yeri şişer.
Erkeklik gururu başka.
Erkek başka bir şeydir.
Erkek dedin mi bir adım geri kaçacaksın.
Erkek o evet, uçuyormuş biliyor musun?
E tabii çünkü erkek!
Allah ıslah etsin,
yardımcınız olsun.
Neyse beyler dediğim