Hepimiz bir zamanlar bizlere mükemmel çözümler olarak görünen başarısızlığa uğramış ideallerimizin yıkıntıları arasında yaşamaktayız,her çözüm karanlık yönümüzün ne olduğunu gösteren bir fotoğraftır adeta.
Arka alanda kırgınlık veya küskünlük olarak tanımlayabileceğimiz bir tür hoşnutsuzluk hissettiğiniz hiç oldu mu? bu duygu çok belirgin olabilir ama olmayabilir de, pek çok insan hayatının büyük bir bölümünü bu durumda geçirir, kendilerini bu duygu ile öylesine özdeşleştirlmişlerdir ki bunu bir türlü göremezler ve bu duygunun temelinde bilinçaltındaki belirli inanışlar yani düşünceler yatar, siz bunları uyuduğunuzda Rüya gördüğünüz gibi düşünürsünüz
Pek çok kişinin dedikodu bağımlısı olmasının nedeni de kısmen budur ayrıca dedikodu çoğu kez başkaları hakkında yargılayıcı ve kötü niyetli bir eleştiri unsuru taşır dolayısıyla birisi ile ilgili olumsuz bir yargıda bulunduğunuz her vakit hayal ürünü olan bir ahlaki üstünlüğü ima ederek egonuzu güçlendirmiş olursunuz
Yaşımız ne kadar küçükse o kadar kırılgan, savunmasız, kalıcı yaralar almaya açığızdır, ve yaşımız küçüldükçe, yaşanan şeyi de artan bir şiddetle duyarız
Trafik ışığı kırmızıya dönüşmeden önce yetişebilmek için seferberlik durumuna geçtiğinizde yada asansörün gelmesini bekleyemeden merdivene yöneldiğinizde kazandığınız saniyelerin neden sizden daha değerli olduğu sorusunu hiç kendinize sordunuz mu?