Ben bu kitapla yeniden doğdum... Okumayı sevdim, okur yazar oldum, kendimi buldum... Bu kitabı okuyana kadar yılda dört beş kitap okurdum, bu kitabı okuduğum sene yaklaşık 40 kitap okudum ve 1,5 sendedir aynı tempo ile okumaya devam ediyorum. Farkettiyseniz profil resmimi bu kitabın kapağından aldım, Hayri İrdal olmaktan çıktım Halit Ayarcı oldum... Bu kitap ile bu siteyi buldum, siz okurları tanıdım. Okuduğum kitaplara yorumlar yazdım ama bu kitap benim için özel olduğu için üzerine söz söylemeye sırrımı ifşa etmeye çekindim ve bugün Huzur'u okurken tamam dedim Saatleri Ayarlama Enstitüsü'ne inceleme yazacağım....
Bu kitabı on sene önce üniversitede bir arkadaşım tavsiye etmişti ama okumak yıllar sonrasına nasip oldu. Ama olsun okumaya başlamanın yaşı ve zamanı yok...
Biraz da kitaptan bahsedeyim. Konusu Hayri İrdal gibi pasif ve yılgın birisinin Halit Ayarcı gibi aktif ve özgüveni yüksek biriyle tanışıp hayatının nasıl değiştiğini ve Saatleri Ayarlama Enstitüsünü nasıl kurduklarını, başarıyı nasıl yakaladıklarını, o zamanın insanlarını ve toplumunu ince espirilerle hicv ederek anlatıyor.
Böyle bir enstitü gerçekten olmayabilir ama bence gerçekten olsa güzel olur. Geçenlerde bir camiiye girdim, camiinin duvarlarında altı tane saat var fakat her biri farklı bir zamanı gösteriyor. Bir müsliman için zaman çok önemlidir. Dakikası hatta saniyesine göre sahuru keser, iftar yaparız. Toplantılara, iş yerlerimize, randevularımıza zamanında gelememe alışkanlığımızdan bahsetmiyorum bile... Zaman tanzimi ve öncekilerin belirlenmesi toplum hayatının düzeni için çok önemlidir. Bu ve benzeri konuları hem deneme hem roman tadında, yer yer tebessümlerle ve yer yer düşüncelerle okuyacağınız güzel bir eser. Mutlaka okumalısınız.
Ben bu kitapla yeniden doğdum... Okumayı sevdim, okur yazar oldum, kendimi buldum... Bu kitabı okuyana kadar yılda dört beş kitap okurdum, bu kitabı okuduğum sene yaklaşık 40 kitap okudum ve 1,5 sendedir aynı tempo ile okumaya devam ediyorum. Farkettiyseniz profil resmimi bu kitabın kapağından aldım, Hayri İrdal olmaktan çıktım Halit Ayarcı oldum... Bu kitap ile bu siteyi buldum, siz okurları tanıdım. Okuduğum kitaplara yorumlar yazdım ama bu kitap benim için özel olduğu için üzerine söz söylemeye sırrımı ifşa etmeye çekindim ve bugün Huzur'u okurken tamam dedim Saatleri Ayarlama Enstitüsü'ne inceleme yazacağım....
Bu kitabı on sene önce üniversitede bir arkadaşım tavsiye etmişti ama okumak yıllar sonrasına nasip oldu. Ama olsun okumaya başlamanın yaşı ve zamanı yok...
Biraz da kitaptan bahsedeyim. Konusu Hayri İrdal gibi pasif ve yılgın birisinin Halit Ayarcı gibi aktif ve özgüveni yüksek biriyle tanışıp hayatının nasıl değiştiğini ve Saatleri Ayarlama Enstitüsünü nasıl kurduklarını, başarıyı nasıl yakaladıklarını, o zamanın insanlarını ve toplumunu ince espirilerle hicv ederek anlatıyor.
Böyle bir enstitü gerçekten olmayabilir ama bence gerçekten olsa güzel olur. Geçenlerde bir camiiye girdim, camiinin duvarlarında altı tane saat var fakat her biri farklı bir zamanı gösteriyor. Bir müsliman için zaman çok önemlidir. Dakikası hatta saniyesine göre sahuru keser, iftar yaparız. Toplantılara, iş yerlerimize, randevularımıza zamanında gelememe alışkanlığımızdan bahsetmiyorum bile... Zaman tanzimi ve öncekilerin belirlenmesi toplum hayatının düzeni için çok önemlidir. Bu ve benzeri konuları hem deneme hem roman tadında, yer yer tebessümlerle ve yer yer düşüncelerle okuyacağınız güzel bir eser. Mutlaka okumalısınız.
"Dünyayı Değiştiren Beş Denklem" adlı kitapla başlayan matematik merakım, bu kitapta aradığını buldu. Kitapta matematiğin temel konuları - sayı ve semboller, mantık, cebir, geometri, karmaşık sayılar, eğriler, irrasyonel sayılar, olasılık, kaos teorisi gibi - kendi içlerinde tarihsel sıraya göre anlatılıyor. Kitabın en önemli özelliği olaylar arasındaki sebep sonuç ilişkisini iyi kurması. Matematiğin en büyük keşiflerinin altında yatan bilgi birikimini adeta hissedebiliyorsunuz. Bir diğer değerli nokta yazarın merak uyandırması. Bir matematikçiyle yola çıkıyorsunuz bir bölümde, onunla birlikte merak edip araştırıp keşifler yapıyorsunuz. Ama bir problem çıkıyor karşınıza ve nasıl çözüleceğini düşünürken buluyorsunuz kendinizi. Sözü geçen matematikçilerin sayfa aralarında kısa biyografilerinin olması onu daha iyi tanımanızı sağlıyor.
Kitabı anlamak için hafiften bilgi birikimi gerekebiliyor bazı bölümlerde. İtiraf edeyim 13. bölümü anlamakta biraz zorlandım; Grup Teorisiyle ilgiliydi. Ama bu beni konuya karşı daha da meraklandırdı. Şunu söyleyebilirim ki liseyi bitirmiş herkes kitabın yarıdan fazlasını rahatlıkla okuyabilir. Benim en sevdiğim bölümler 8, 10 ve 17 idi.
Kitabın sonuna doğru günümüze baya bir yaklaşıyor yazar, 1980'lere kadar geliyor. Bu kısımdan çıkardığım sonuç şu: günümüz matematiği bilgisayarlara bağlı, ve bilgisayarlar da matematiğe.
Kitabın bana katkısını şu şekilde özetleyebilirim: İster fizikçi ol ister kimyacı ya da biyolog, gerçekten bir keşif yapmak istiyorsan onun mantığını tam anlamıyla kavramalısın. Mantık matematiktir, Newton, Einstein, Galileo, Kepler, bütün büyük fizikçiler aslında matematikçiydi. Matematikçi olmadan kaşif olamazsın.