Murat Budak

Murat Budak
@Belirsizlikler
Her yerde, hiçbir yerde.
Anlatılmış Hayatlar ve Yaşanmış Öyküler: Bir Uvertur
İnsanın kendi sembolik dünyasında yaptığı her şey grotesk kaderini inkar etme ve onun üstesinden gelme girişimidir. İnsan toplumsal oyunlarla, psikolojik hilelerle ve kişisel uğraşılarla, kendisini tam anlamıyla kör bir unutkanlığın içine sürükler. Bu oyunlar, hileler ve uğraşılar kendi durumunun gerçekliğinden o denli uzaktırlar ki deliliğin farklı biçimlerinden başka bir şey değildirler: Onaylanan delilik, paylaşılan delilik, kılık değiştiren ya da yüceltilen delilik; ama hepsi de deliliktir.¹ ¹Ernest Becker, The Denial of Death(New York: Free Press, 1997), s.26-7[Ölümü İnkâr, Çev. Arzu Tüfekçi, İz Yay., 2014].
Sayfa 10 - Ayrıntı Yayınevi
Psikoloji
Marian Keyes
“Geçici öfkelerimizle kalıcı aptallıklar yaparız.”
Felsefe
Bir Gün Ölümden Önce
...Çocuklar dünya karşısında yenik büyüyordu. Babalarından başka doğru bilmeden yaşlanıyordu erkekler. Çarşılar evleri çoktan teslim almıştı. Kızlar şarkısını kimseye söyleyemiyordu. Sokaklardan esen güneş değil, geri çekilme duygusuydu. Annelerin sütünde ışık yoktu. Kaba adamların kalın sesi örtmüştü ülkeyi. Güzellik, insanların gelecek düşlerinden çoktan çıkmıştı. Kimsenin ortak türküsü yoktu ve kimse türküsünü bir başına söyleyemiyordu. Bir yere gitmeden, gelecek birisini bekliyordu herkes. Koro halinde susuluyordu ve yalnızca yüksek sesle konuşanlara inanır olmuştu insanlar. İncelik yalnızlığa dönüşe dönüşe bitmişti. Şiddetin coğrafyasında elbette gökyüzü bir lükstü ve ancak yağmur yağınca anımsanıyordu. Gittiği en büyük uzaklık evinden işi olanlara, ne aşk, ne özgürlük, ne barış anlatılabilirdi...
Hayat ve İnsan
Gece Konuşmaları, XLI
Dünyanın herhangi bir yerinde herhangi biri gibi alelade bir şekilde çürüyen bir şeylere benziyorum. Edip Cansever gibi çok eski bir yerimden çürüyerek var oluyorum. Kahkahaların ve uğultuların arasından geçiyorum. Yeri gelirse koyu bir süvari olup dalgalar karşısında oturup kederimi ehlileştiriyorum. Bir insan tüm bunları neden yapar, diye de uzatıyorum ardımda suratlar, biçimler yürürken.
Edebiyat
Yolda XXVI
Birey, toplumdan ayrı düşünülebilir mi? Her birey, toplumunun kaynama noktasıdır.
Felsefe