Bir gün göz dedi ki: "Bu vadilerin ötesinde, mavimsi bir sisle kaplı bir dağ gördüm. Güzel, değil mi?"
Kulak, bir an dikkatle dinledikten sonra şöyle dedi: “Ama, bu dağ nerede, onu duyamıyorum."
El dedi ki: "Dağ filan yok, ona dokunamıyorum, boşuna arıyorum onu."
Sonra, Burun konuştu: ”Dağ filan yok, kokusunu alamıyorum."
Göz başka yere bakıyordu şimdi; ama hepsi birden, Gözün tuhaf yanılsaması üzerine konuşmaya başladılar ve şöyle dediler: ”Gözün durumu hiç iyi değil!"
"Bırak şu maddeyi, boğ şu ölçü dehanı, doy şu fizik ve matematik tecessüsüne, kov şu kemiyet fikrini, dal içine, koş kendi kendinin peşinden, bul onu, bul kendini, bul ruhunu, bul, sev, bil, an, gör, kendi içinde gör Allah'ını. Kendine dön, kendine bak, kendine gel."
“Bu dünyada sana kötülük yapmak isteyen insanlar çıkacak karşına, ama unutma ki iyilik yapmak isteyenler de çıkacak. Kimi insanın yüreği karanlık,kimininki aydınlıktır. Geceyle gündüz gibi! Dünyanın kötülerle dolu olduğunu düşünüp küsme, herkesin iyi olduğunu düşünüp hayal kırıklığına uğrama! Kendini koru kızım, insanlara karşı kendini koru!”