Mecaz olmasaydı nasılın içinden nasıl çıkarırdım nasılı? diye söylenmiştim bir zamanlar. Kitabı okuyunca mecazın insanın kendisini soyut parantezler içine aldığını hissettim.
İnceleme mi bu? Hayır... Didaktik incelemeleri sevmiyorum.
MeczupHalil Cibran · Can (Modern) Yayınları · 202121,9bin okunma
Kitabı uzun zaman önce almıştım fakat doğru zamanda okumak için kitaplığın bir kenarında bekletiyordum. İyi ki de öyle yapmışım. Çünkü alelade bir vakitte gelişigüzel bir şekilde okunacak bir kitap değil kesinlikle. Yazar esasen yaşamın içinde "gerçekten" var olma çaresini meczup olmaktan geçtiğini vurgular. Ama meczup olmanın da topluma -su akıntısına kapılmış yaşadığı koşulları kendi içinde normalleştirilmiş insanlara- karşı olağandışı bir görünüm sergilemesini öne koymakta. Meczup bir tercih yapmalı, kendi olmayı mı seçmeli yoksa herkes gibi mi? Kısa fakat harika bir eser. Sakin bir kafayla okunursa ciddi faydası olacaktır.
Belirli bölümler halinde olan küçük hikayelerden oluşan bir kitap konusu yok, belirli bir düzeni yok, üslubu çok sade ve anlaşılır ve yalvarış yakarış kendini bulma yönünde ilerleyen bir kitap...
Sırf, tilkinin bir günlük kendine bakış açısını öğrenmek için okunur.
Bir başlık altında kısa metinler gibi görünüyor İlkin, fakat birini dahi okuduğunuzda kendinizi kitabın sonunda buluyorsun.
MeczupHalil Cibran · Can (Modern) Yayınları · 202121,9bin okunma
Halil Cibran'dan ilk olarak Ermiş kitabını okumuştum. Meczub ise ikinci kitap oldu. Ermişte cümlelere vurgu yapılırken Meczup kitabında öyküler üzerinden mesaj verilmiş. Öyküler kısa ama derin anlamları var. Kitabı ister bir okumada bitirin isterseniz her gün birkaç öykü okuyun. Hemen okusanız bile arada dönüp okumanız gereken kitaplardan. Benim en sevdiğim tilki hikayesi oldu. İyi okumalar.
MeczupHalil Cibran · Can (Modern) Yayınları · 202121,9bin okunma
İnsan Nasıl Meczup Olur? Sorusuna cevap bulabileceğiniz bir kitap.
"Meczupluğumda hürriyeti ve huzuru buldum,yalnızlığın hürriyetini ve anlaşılmamanın huzurunu."
Deniz yolculuğuma eşlik eden güzel bir kitaptı.
MeczupHalil Cibran · Can (Modern) Yayınları · 202121,9bin okunma
Halil Cibran ve hikayeleri.
Adeta binbir gece masalları anlatır gibi yazıyor mesellerini. Ve okur da soluksuz okuyor. Meselleri aslında hiç karmaşık değil. Her yaştan insanın algılayabileceği türden yazılar.
Güzel hikayeleri barındıran bir Halil Cibran kitabı.
Mistik bi tad istiyorsanız hem bunu hem de Ermiş i okumanız tavsiye ederim.
Halil Cibran'ı daha önce çok defa duymuş ancak okumak nasip olmamıştı. Ermiş ve akabinde Meczup'u Can yayınlarından okudum.
Kitap nasıl meczup olduğumu öğrenmek ister misiniz diyor ve 7 hayatım boyunca taktığım maskelerimin çalındığını gördüm diyor. Maskelerim çalındı hırsız var diye bağırarak sokak sokak dolaştığında insanlar onu maskesiz gördükleri için herkes kaçıyor. Bir delikanlı Meczup var diye bağırıyor. O sırada maskesiz yüzüne güneş ışığı gelince ne mübarektir maskelerimi çalan diyor bu sefer :) ve şöyle buyuruyor;
"İşte böyle Meczup oldum ben. Meczupluğumda hürriyeti ve huzuru buldum, yalnızlığın hürriyetini ve anlaşılmamanın huzurunu; bizi anlayanlar içimizdeki bir şeyi de esir alırlar çünkü."
Böylece 34 kısa hikaye anlatmaya başlıyor, meczubun gözünden.
Hikayeler döngüsel oluyor çoğu zaman.
Bilge Köpek hikayesini okurken aklıma Spencer Holst'un Kedilerin Dili kitabını geldi.
Yine Nietzsche'nin Deniz kıyısında bir kayayı yontan ihtiyar taşçı hikayesi gibi.
Erasmus'un Deliliğe Övgü kitabı aklıma geldi sonra. Kitapta delilik (stultitia), kendi kendisine övgüler düzer; bu arada çocuklukta ve yaşlılıkta, aşkta, evlilikte ve dostlukta, politikada ve savaşta, yazında ve bilimde deliliğin nasıl her zaman egemen olduğu gösterilirdi.
Meczup da bir bakıma aynı.
Savaş hikayesi adaletin nasıl tesis edildiğine dair çok çarpıcı bir anlatı...
Öteki Dil hikayesi çok güzeldi.
Okumaya değer, yavaş yavaş acele etmeden
"Daha ne olduğumuzu bilmezken ne diye ne olacağımızın kavgasını ediyoruz?"
Meczup
İnsan nasıl meczup olur?
Cibran'a göre herkes kadim gerçeklerin bilinciyle doğar. Gerçek yüzlerini gizleyen toplumun içinde bu bilgiyi unutur, arayışından vazgeçer. Ta ki bir gün uykusundan uyanana ve her şeyi olduğu gibi görene kadar. Ancak bu özgürlüğün bedeli meczup olarak görülmesi ve toplumun dışına itilmesidir.
Meczup yüzyılların birikimini taşıyan bir bilgelikle bize, insanın benlik arayışında her zaman aklına gelen soruları sorduruyor bize.
Meczup içerisinde kısa hikayeler, meseller ve şiirler olarak toplam otuz dört bölümden oluşuyor.
MeczupHalil Cibran · Can (Modern) Yayınları · 202121,9bin okunma
bir mecnunun eline geçmeyegörsün meczup
depreşiverir dünyanın üzerinde dolaşmanın
ona göre olmadığı duygusu...
ve ardından başlar ruh giysisiyle
evlerin bitişiğindeki çorakların yürüyüşü...
MeczupHalil Cibran · Can (Modern) Yayınları · 202121,9bin okunma
Cibran, 1883 yılında Osmanlı İmparatorluğu kontrolündeki Cebel-i Lübnan Mutasarrıflığı'nda Maruni bir ailenin çocuğu olarak doğdu. Ailesi ve kardeşleriyle 1895'de ABD'ye göç etti. Annesi terzi olarak çalışırken Boston şehrinde bir okula başladı. Cibran'ın yaratıcılığını fark eden öğretmeni Cibran'ı fotoğrafçı ve yayıncı F. Holland Day'le tanıştırdı. Gibran, Beyrut'taki Collège de la Sagesse'e kaydolmak için on beş yaşında ailesi tarafından memleketine geri gönderildi.
1904'te, Cibran'ın çizimleri ilk kez Boston'daki Day's stüdyosunda sergilendi ve Arapça ilk kitabı 1905'te New York'ta yayımlandı. Cibran, yeni tanıştığı hayırsever Mary Haskell'in mali yardımıyla 1908'den 1910'a kadar Paris'te sanat okudu. Oradayken, Jön Türk Devrimi'nden sonra Osmanlı İmparatorluğu'nda isyanı destekleyen Suriyeli siyasi düşünürlerle tanıştı; Gibran'ın aynı fikirleri ve aynı zamanda antiklerikalizmi dile getiren bazı yazıları, sonunda Osmanlı yetkilileri tarafından yasaklanacaktı.
Eserleri ve düşünceleri dünya üzerinde geniş yankı uyandırdı. Şiirleri yirmiden fazla dile çevrilmiş olan Cibran aynı zamanda başarılı bir ressam idi. Resimlerinin bazıları günümüzde dünyanın birçok şehrinde sergilenmektedir.
Yaşamının yaklaşık son yirmi yılını ABD'de geçiren yazar, ölümüne kadar kaldığı bu ülkede eserlerini İngilizce yazmıştır.
Halil Cibran'ın en ünlü eserlerinden biri olan ve ilk kez 1923 yılında basılan Nebi adlı eseri, toplam 26 adet şiirden oluşan bir karma şiir denemeleri kitabıdır. El Mustafa adındaki bir kahinin 12 sene kaldığı Orphalese şehrinden ayrılıp evine gitmek üzereyken bir grup halk tarafından durdurulması ve ana kahraman ile halk arasında insanlık ve hayatın genel durumu hakkında geçen konuşmalar kitabın kendisini oluşturmaktadır. Cibran'ın bu kitapta El Mustafa isimli şahsa verdiği bu isimle peygamber Hz. Muhammed'i işaret ettiğini iddia edenler vardır. Fakat kitaptaki metinler çoğunlukla Matta'ya göre İncil'in 5. bölümünde yer alan İsa'nın Dağdaki Vaaz'ıyla içerik ve üslup açısından benzerlik ve paralellik gösterir. Yazarın İnsanoğlu İsa adlı kitabındaki çalışmalar da dikkate alınırsa El Mustafa'nın Meryemoğlu İsa Mesih olabileceği iddiaları daha da güç kazanmaktadır. Ermişin Bahçesi Halil Cibran'ın Ermiş kitabının devamı niteliğindedir. Türkçeye çevirisi R.Tanju Sirmen tarafından yapılmıştır. Yayın yılı 1999.